top of page

Düşen Yumurta

  • Muhammed Furkan Şen
  • 31 Tem
  • 2 dakikada okunur

Yazar: Muhammed Furkan Şen

Çizer: Esma Kaya (11 yaşında)

Editör: Hatice Ebrar Dürüyen


Profesör Pi Kare o sabah da kestirmek istiyordu. Ama kapısına gelen kargoyu almak için tembelce ayağa kalktı. Kapıyı açtığında kargocu, karşısında saçları darmadağın olan, pijamalı bir adam görünce şaşırdı. Arkada evin ne kadar dağınık olduğunu gördü ve “Böyle bir evin böyle bir sahibi olması normaldir herhalde,” diye düşünüp “Profesör Pi Kare siz misiniz?” diye sordu. Profesör başını salladı ve kargocunun elinden kargoyu kaptı. Kapıyı çarparak kapatıp mutfağa gitti ve bir yumurta haşlamaya başladı.

Nedense hep en sevdiği yiyecek yumurta olmuştu. Mutfağa bir göz gezdirdi “Amma da dağılmış ha!” diye düşündü. Gerçekten de mutfak çok dağılmıştı: her yerde denklem yazılı kağıtlar vardı, sağdan soldan malzemeler sarkıyordu, dolap kapaklarına her an bir kafa çarpabilirdi ve bulaşıklar dağ gibi olmuştu.

Pi kafasını kaşıyıp “Bunları temizlemek gerek!” diye düşündü. Yumurtasını yumurta şekilli bir tabağa koyduktan sonra çekmeceden yumurta resimli bir kaşık aldı ve üzerinde yumurtalı masa örtüsü olan yumurta şeklindeki bir masaya koydu.

Bir yumurta sepeti resmedilmiş tabloya göz gezdirirken aniden bütün zamanının dolu olduğu aklına geldi. O gün bir konferansa gidecekti, yarın bir seminer vardı, öteki gün de dünya Matematikçiler Vakfı merkez binasının açılışında konuşması vardı ve liste böyle uzayıp gidiyordu. Pi tam bunları düşünürken telefon çaldı ve arkadaşı onu çağırdı. Pi aceleyle evden çıktı ve gözden kayboldu.

Pi evi toplama işini tam iki buçuk hafta erteledi. Sonunda hiçbir işinin olmadığı ve “Sonra yaparım yaaa!” demediği bir gün oldu ve evi toplamaya başladı. Önce yatak odasını topladı sonra salonu ve en son mutfağı.

Sonunda yorgunlukla mutfaktaki sandalyeye yığıldı. Tam kalkıp kendine bir yorgunluk yumurtası haşlayacaktı ki gözüne masadaki paket takıldı. Merakla paketi açtı. “Vın Vın Kargo, Kargoda Güven” yazan paketi yırttı ve kahverengi paketin düğümünü açtı. Muşambaya sarılmış dergiye baktı ve okumaya başladı. Bir anda yıldırım çarpmışa döndü. Açtığı sayfada aynı kendine benzeyen bir kişinin resmi vardı ve Âdem Kasnak yazıyordu. Bir an nefeslendi ve geri kalanı okumaya başladı: Kayıp, son görüldüğü yer, Çikolata Sokak No: 124’ün önü. Bunların yanında el yazısıyla şunlar yazılmıştı: Kişiyi gören biri onun başına yumurta gibi bir cismin düştüğünü ve sonrasında hızla oradan uzaklaştığını görmüş. Bir sonraki sayfada ise kendi resmi vardı yanında ise şunlar yazıyordu: Profesör Pi Kare, matematikçi ve dahi. Henüz onu birkaç aydır tanıyoruz ve ne ilginç ki Âdem Bey de aynı tarihte kaybolmuştu.

Pi bu okudukları üzerinde düşündü; mutlaka bu adamı bulup gerçekte kim olduğunu bulmalıydı. “Bu adam olsa olsa dedektiftir.” Diye düşündü ve dergiyi okumayı yarıda bırakıp hızla evden çıktı. Tam dışarıya çıkmıştı ki kafasına bir şey düştü ve her yer karardı.

Birkaç dakika sonra “Profesör Pi Kare, Profesör Pi Kare uyanın!” diyen bir adam tarafından uyandırıldığında “Pi Kare de kim, ben Âdem Kasnağım,” dedi. Adam şaşırdı; fakat belli etmedi ve “O zaman size iyi günler,” dedi.

Ayağa kalktıktan sonra evine doğru yola çıktı. Amma da evden uzaklaşmıştı. Evine döndü ve postalarının birikmiş olduğunu görüp şaşırdı. Bütün günü kendinin kaybolmadığını herkese söyleyerek geçirdi. Birkaç gün sonra yine bir sabah vakti zil çaldı, her ay gelen kargosunu teşekkür ederek aldı ve nazikçe kapıyı kapattı. İlk sayfadaki haberi okuduktan sonra “Amma da ilginç adammış şu Pi Kare, şimdi kim bilir nerededir. Sanki bir yerden de tanıdık geliyor ama neyse...” dedi ve işine gitti.

 


 

 
 

©2022, Dergi Mudita, her hakkı saklıdır.

bottom of page