Garip Bir Piknik Günü
Güncelleme tarihi: 24 Eyl
Yazar: Elif Aişe Saraç (10 yaşında)
Editör: Nahide Rana Can (13 yaşında)

Merhaba ben Elif, dokuz yaşındayım ailemle birlikte küçük bir kasabada yaşıyoruz. Annemin adı Esma. Annem gür siyah saçları ve ela rengi gözleri ile çok tatlı bir insan, genelde ev işleriyle ilgilenir. Babamın adı Mehmet. Babam kısa düz ve siyah saçları ve kahverengi gözleriyle tam bir baba. Babam genelde yaylalara gider ve tarlaları biçer, su kuyularının bakımını yapar. Bir de kardeşim var, adı Fatma, gür sarı saçları ve kahverengi gözleri var, bütün gün oyun oynar. Beni zaten tanıyorsunuz benim de kahverengi saçlarım ve kahverengi gözlerim var. Köyümüz doğal ve yapay güzelliklerle donatılmış bir köydür ama bence en güzeli köyümüzün ortasından akan dere... Orası çok güzel bir yer. Bu köyde hayat harika, ancak o gün olacakları bileseydim böyle diyemezdim.
O gün sabah kalktım, elimi yüzümü yıkadım annemin hazırladığı kahvaltımı hızlıca bitirdim, annemin bana hazırladığı piknik çantasını kaptım ve soluğu Ceren’in yanında aldım. Ceren hakkında kafanızda dev soru işaretleri olduğunu biliyorum, Ceren benim en yakın arkadaşım, onu köydeki diğer çocuklardan çok daha fazla seviyorum. Bugün köyde şenlik var ama biz bu şenliğe katılmıyoruz çünkü böyle şenlikler sıkıcı ve zaten annelerimiz de katılmamıza izin vermiyor. Eskiden bu şenlikler yaylalarda olurdu ancak artık köyde oluyor, biz de bu sırada pikniğe gidiyoruz. Ceren’le birlikte diğer arkadaşlarımız Ravza, Deniz, Ela ve Eren’i alıp yola koyulduk.
Piknik alanı köyden biraz uzaktaki bir tepedeki koruluktaydı. Tepeye vardığımızda köyde şölen ateşinin yakılmış olduğunu gördük. O sırada köpeklerimiz yanımıza geldi (bizim köyde her çocuğun bir köpeği vardır), biz de piknik yemeklerimizi çıkardık ve yemeye başladık. Yemekler çok lezzetliydi. O sırada arkamızdan gelen bir sesle yerlerimizden hopladık, neyse ki gelen Emir abiymiş, bir kurtla veya bir ayıyla karşılaşmak istemezdik. Emir abi kim mi? Genelde köyün çocuklarıyla ilgilenen on yedi yaşında bir abi, Emir abi bize korulukta bir kulübe bulduğunu söyledi. Oraya gidip bir bakalım dedi. Biz de piknik çantalarımızı alıp kulübeye gittik. Kulübe biraz soğuktu ve çok karanlıktı. Emir abi bize sessiz olmamızı söyledi. Ben, nedenini sorunca Emir abi:
-Artık size gerçeği söyleyeyim; aslında o şenlikler komşu köyle yapılan savaşlardı, korkmayın diye size söylemedik. Eskiden; yani düne kadar, hep yaylalarda yapılırdı savaş, ancak artık çok ileri gittiler. Neyse ki yardım birlik geldi de kazanma oranımız arttı,
Ceren de benim gibi çok şaşırmıştı anlaşılan. Peki ya şenlik ateşi? Yakıldığını kendi gözlerimizle görmüştük... Emir abi, o komşu köyün bizim köyü yakmak için yaktığı ateşti dedi. Artık gerçeği anlamıştık... O sırada dışarıdan sesler gelmeye başladı, komşu köydekiler söylene söylene köylerine gidiyorlardı, demek ki köyümüz kazanmıştı! Çok mutlu olmuştuk. O günden sonra bir daha hiç savaş çıkmadı ve biz de mutlu mesut yaşayıp gittik.


