top of page
  • Salih Doygun

Sevgili Çizimler

Yazar: Salih Doygun (10 yaşında)

Editör: Defne Hilal Dursun (11 yaşında)

Şef Editör: Bilge Özsoy

Merhaba arkadaşlar, bu sayımız için illüstratör Sevgi İçigen ile röportaj yaptım. Kendisinin çizdiği kitapları ve hayat verdiği karakterleri çok seviyorum. Sorularıma verdiği bu güzel cevaplarla onu daha da çok sevdim. Umarım siz de röportajımızı beğenerek okursunuz. Çikolatalı sütlerinizi hazırlayın ve arkanıza yaslanıp röportajımızın keyfini çıkarın.

Salih: Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Nerede doğdunuz, hangi okuldan mezun oldunuz?

Sevgi İçigen: 1974 yılında Edirne’de dünyaya geldim. Babamın mesleğinden dolayı Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde ilk, orta ve lise eğitimimi tamamladım. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik bölümünden mezun oldum. Şu anda oğlum ve kızımla İstanbul’da yaşıyorum ve çizim yapmaya devam ediyorum.

Salih: İlk çiziminizi hatırlıyor musunuz?

Sevgi İçigen: İlk çizimime “Çocukça” adında çizgi bantlarla başladım. Benim için çok heyecanlı bir dönemdi. Özellikle olumlu geri dönüşler alınca bu beni daha çok motive etti ve profesyonel anlamda yayınevleriyle çalışmaya o zaman başladım.

Salih: Nasıl çizer oldunuz? Çocukluk hayaliniz miydi?

Sevgi İçigen: Aslında özellikle bunun hayalini kurmuyordum. Sadece çizim yapmayı seviyordum ve çocukluğumdan beri gittiğim her yere defter ve kalemimi götürüyordum. Zamanla bu tutkum gelişti, çizimlerim daha karakteristik olmaya başladı. Bol bol çizgi roman okurdum. Onun da çok etkisi oldu. Çocuklukta başlayan eğlencem zamanla benim mesleğim hâline dönüştü.

Salih: Çizim yaparken nelerden ilham alıyorsunuz?

Sevgi İçigen: Önce çocuklardan ve sonra her şeyden. Özellikle çocukların diyalogları, hayal dünyaları, olaylara verdikleri tepkiler ve naiflikleri inanılmaz bir ilham kaynağı. Onların haricinde canlı cansız her nesne espri kaynağım olabiliyor.

Salih: Çok beğendiğiniz bir çiziminiz var mı?

Sevgi İçigen: Başkalarının çizimlerini daha çok beğeniyorum. Diğer çizerlere baktığımda kendimdeki eksiklikleri fark ediyorum. Bu da benim kalemimin gelişmesini olumlu etkiliyor.

Salih: Kendinize örnek aldığınız bir sanatçı var mı?

Sevgi İçigen: Hayao Miyazaki en beğendiğim anime sanatçısı. Onun dışında farklı ve özgün çizim yapan her çizeri -yedi yaşında veya yetmiş yaşında olsun- hiç fark etmez örnek alabilirim.

Salih: Kitap resimlerken nasıl hissediyorsunuz? Nasıl bir ortamda çizim yapıyorsunuz?

Sevgi İçigen: Çizim yaptığım her kitap benim için çok özel. Kimse okumadan önce ilk okuyanlardan biriyim, bu da benim için ayrı bir heyecan tabii. Her kitaptan yeni bir şey öğreniyorum. Yani benim için kitabı resimlerken heyecan, merak, keyif bir arada oluyor. Ofiste çalışmıyorum. Genelde evimdeyim. Bazen kafeye bazen de gezmeye gittiğim yerlere çizimlerimi de götürüyorum. Yanımda çayım, kahvem, bilgisayarımda aksiyon fantastik içerikli filmler eşliğinde mis gibi işimi yapıyorum. Arada mola verip bilgisayar veya Ps4 oyunları da oynuyorum. Ne yapayım benim zamanımda bunlar yoktu, ancak şimdi tadını çıkarabiliyorum.

Salih: Neden çoğu zaman Özkan Öze ile çalışıyorsunuz?

Sevgi İçigen: Özkan Öze ile yüz yüze hiç tanışmasak da onun yazıları benim çizimlerim yıllar öncesinden tanıştılar. Hikâyeleriyle resimlerim bir frekans yakaladı diye düşünüyorum. Özkan Bey’in yazılarını çok beğeniyorum ve özellikle çocuklarımı yetiştirirken çok faydalandığım, aradığım soruların cevaplarını bulduğum kitapları var. Bir de karamsar yazılar değil esprili bir dille öğretiyor. Hem çok bilge hem de tam çocuk ve genç kafasında.

Salih: Afacanlar Sınıfı’nı çizmek nereden aklınıza geldi? Oradaki hangi karakter sizin çocukluğunuz? Umarım Zeliş değildir. 😊

Sevgi İçigen: Ay yok ben hiç Zeliş olamadım. Üniversitede bile sınıfın en sessiz, en utangaç, çekingen öğrencisiydim. Orada ben yokum ama Şeref Öğretmen benim babam. Kendisi gerçek hayatta öğretmen değil ama tipi, karakteri aynı babam. Eşi Pakize de benim annem. Bunu ilk defa burada paylaşmış oldum.

Salih: Çizimleriniz çok samimi ve sıcak. Bunun bir sırrı var mı?

Sevgi İçigen: Böyle gördüğün için çok teşekkür ediyorum. Aslında bu samimi ve sıcak çizimler çocukların dünyasına ait şeyler. Ben sadece çocukların dünyasına baktığım pencereden gördüklerimi resimliyorum.

Salih: Resimlediğiniz kitaplardan çok sevdiğiniz bir tane var mı?

Sevgi İçigen: Hepsinin yeri ayrı benim için ama “Acayip Şeyler” serisini çok seviyorum. Bir de şu an çizimleri devam eden “Çaylak ile Filozof”u çok sevdim.

Salih: Çizdiğiniz kitaplardan biri animasyon olacak olsa hangisi olsun isterdiniz?

Sevgi İçigen: “Dersimiz” serisi ya da “Afacanlar Sınıfı” animasyon olsa fena olmazdı.

Salih: Dergi Mudita çizerlerine neler tavsiye edersiniz?

Sevgi İçigen: Sevgili Dergi Mudita çizer arkadaşlarım, birbirimizden öğrenerek ilerliyoruz. Çizimlerinize baktım. Çok sevimli, şirin ve başarılı işler çıkarmışsınız. Klasik bir tavsiye olacak ama kitap okumanızı ve cebinize veya çantanıza sığabilecek küçük bir defter ve kalemle aklınıza gelen her şeyi yazıp, çizmenizi ve iyi birer gözlemci olmanızı öneririm. Animasyon filmler izleyip diğer çizer abi ve ablalarınızı takip edin.

Salih: Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Sevgi İçigen: Çocuklar, benim minik yıldızlarım; derginizdeki yazılarınız ve resimlerinizle ne kadar güzel yerlerde olduğunuzu görmek beni mutlu ediyor. Bir sürü meslektaşım yetişiyor. Şimdiden bunları yapıyorsanız ilerde kim bilir neler yapacaksınız. Derginize beni konuk ettiğiniz için size ve Mudita okurlarına çok teşekkür ediyorum.





Comments


Commenting has been turned off.
bottom of page