Yılın İcadı
Yazar: Ravza Sare Azaklı (9 yaşında)
Editör: Öykü Cenebağı (10 yaşında)

Sıcak bir yaz sabahıydı. Mine “Yazıyor, yazıyor bilim insanı yeni bir icat çıkardı!” sesiyle uyandı. Hemen kalkıp tuvalete gitti ve çok ama çok soğuk bir suyla elini yüzünü yıkadı. Mine sekiz yaşındaydı. Babası Türkiyeli annesi Almanyalıydı ve bir yıldır Türkiye'de yaşıyorlardı. Mine Türkiye'yi çok beğenmişti ve yemeklerini çok lezzetli buluyordu.
Kahvaltı hazırlık seslerinin koridorda duyulmasıyla birlikte, Mine’nin burnuna değişik yağ kokuları geliyordu. Meraklı ve hızlı adımlarla mutfağa gitti. Annesi menemen yapıyordu. Türk yemeklerini yapmayı yeni yeni öğrenen Emily Hanım menemeni nasıl daha lezzetli yapabileceğini düşünüyordu. Menemenin içerisine biber ve domatesle birlikte daha tatlı olsun diye süt, pudra şekeri ve pirinç de ekledi. Annesinin Türk yemeklerini yapamadığını bilen Mine, yüzünü ekşiterek annesine sordu:
-Anneciğim menemenin olmasına kaç dakika var?
Annesi,
-5 dakika var kızım.
5 dakika sonra kahvaltıya geçtiler. Menemenin tadı, bozulmuş muhallebiyi andırıyordu. Zorla şerle yediler. Az kalsın kusacaktı Mine.
Kahvaltıdan sonra Mine üzerinde limon şekli olan yumuşacık tişörtünü giydi. Ardından sabah duyduğu haberdeki bilim insanının icadına, bakmaya gitti.
Bilim insanı Flaş Bey şöyle diyordu:
“Zıngırtı Mahallesi sakinleri, dinlenmeyi hayattan çıkarırsak, daha fazla ders çalışır, oyun oynar ve eşya üretebiliriz. Bu yüzden dinlenmeyi hayattan çıkarmak için bir icat yaptım. İcadımın adı “Dinlenmeyi Kesen Sticker” ve bunu bedavaya dağıtıyorum.”
Herkes bundan almaya başladı. Mine annesi Emily Hanım’a, babası Mert Bey’e ve kendisine bu icattan aldı. Eve giderken akşam yemeği için bir de ekmek aldı. Eve geldiğinde annesine ve babasına olanları anlatı. Anne ve babası hemen Dinlenmeyi Kesen Sticker’ı kollarına yapıştırdılar ama bir hafta sonra olacakları hiç kimse bilmiyordu. Mine, Dinlenmeyi Kesen Sticker’ı içinde büyük bir şüphe duyarak yapıştırdı.
Ertesi gün mahalle sakinleri yürürken, koşarken, bisiklet sürerken ve oyun oynarken “İyi ki bu stickerları yapıştırdık” diyorlardı.
Koskoca bir hafta geçmişti. Bu bir haftada mahalle sakinleri ödevlerini daha hızlı yapmıştı. Fakat bu haftanın sonunda insanlar tek tek hastalanmaya başladı. Zihinsel çöküşleri oldu, halüsinasyonlar görmeye başladılar. Dinlenmenin ortadan kaldırılmasının sonucunda kaoslar yaşanmaya başladı. İnsanlar bu icadı sorgulamaya başladılar. Mahalleli arasında fikir ayrılıkları yaşandı. Mahalleli iki gruba ayrıldı; bilim insanını kötüleyenler ve bilim insanını savunanlar. Bu iki grup arasında çok çetin kavgalar oldu. Bir süre sonra bilim insanını savunanlar bu icadın zararlarını görmeye başladı. Ortak bir karar aldılar ve bilim insanının kötülüklerine son vermek üzere laboratuvarını yaktılar. Bu olayın ardından Zıngırtı Mahallesi sakinleri akıllandılar ve bir daha bilim insanı Flaş’ın icatlarından zararlı olanları almamaya söz verdiler. Yaşadıkları bunca olaydan sonra küçük şeyler uğruna kavga etmenin onlara büyük zararlar verdiğinin farkına vardılar.


