top of page

Ah Sarp

  • Defne Demircan
  • 7 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Yazar: Defne Demircan (9 yaşında)

Editör: Elif Mina Direk (10 yaşında)

Çizer: Atike Öçalan (9 yaşında)

Lavanta Sokak’ta Sarp adlı bir çocuk yaşardı. Sarp; aksiyon seven, kara gözlü, içine kapanık, sarı gözlüklü, altın sarısı saçlı bir erkek çocuğuydu. Sarp, annesi Ceylin Hanım, babası İbrahim Bey ve kardeşleri Eylül ve Nisan’la beraber Hanımeli Apartmanı’nda oturuyorlardı.

Sarp, sınavdan düşük not aldığında, annesi ile kavga ettiğinde, yere düştüğünde, alay edildiğinde, öğretmeni Melis Hanım’dan azar işittiğinde, arkadaşlarıyla kavga edip müdürün odasına gittiğinde sinirlenirdi. Bu yüzden Sarp duyguları yok etmeyi düşündü. Duyguları hayatından çıkaracaktı. Onları çöp kutusuna atmayı düşündü. Çünkü artık gerçekten duygulardan nefret ediyordu.

Sarp, duygularını nasıl yok edeceğini düşünürken karşısına deneylerle uğraşan, Sarp kadar meraklı Sezai abi çıktı. Sarp koşa, koşa Sezai abinin yanına vardı. Biraz soluklandıktan sonra Sezai abiye şöyle dedi “Sezai abi, bana duygularımı yok etmem için bir duygu iksiri yapabilir misin?” Sezai abi böbürlenerek “Tabii ki yaparım, ben daha önce neyi başaramadım ki?” dedi ve iksiri yapmaya koyuldu.  Sarp sonunda duygu iksirini aldı, teşekkür etti ve iksirin kapağını açtı, bir yudum aldı. Eve doğru yürürken yere düştü. Onunla alay ettiler. Ama Sarp üzülmedi de kızmadı da. Evet başarmıştı. Artık Sarp, duyguları yok etmişti. Hoplaya zıplaya evin yolunu tuttu.

Aradan iki gün geçmişti. Sarp bir şey fark etti. İlk başta duygularımı yok ettim diye seviniyordu. Ama gerçek şu ki sevinemiyordu da. Duygularını yok etmeden önce hem üzülüyordu hem de kızıyordu. Ama mutlu da oluyordu. Lunaparka giderken, dondurma alırken, parkta oynarken, bisiklet sürerken, kardeşleri Eylül ve Nisan’la körebe oynarken, ailesi ile vakit geçirirken çok mutluydu. O zaman hem üzgün hem mutluydu. Peki ya şimdi? Asla mutlu olamıyordu. Üzülmüyordu da kızmıyordu da ama mutlu da olamıyordu. Peki ya ne yapacaktı? Nasıl duygularını geri alacaktı?

Sarp, kendini yere attı ve üzülmeyi denedi, olmadı. Dondurma alınca sevinmeyi denedi, olmadı. Komik bir şaka olduğunda gülüp, neşeli olmayı denedi ve yine olmadı… Denedi de denedi. Ama bir türlü olmuyordu. Duygularını geri alamıyordu. Demek ki iş işten geçmişti. Ne yaparsa yapsın duygularını geri alamıyordu. Sarp artık duygusuz bir çocuktu.

Sarp artık okulda “Duygusuz Çocuk” lakabını almıştı. Eskiden altın sarısı saçları olduğu için “Sarı Çocuk” lakabındaydı. Ama artık değildi. Kimse onunla arkadaş olmuyordu, yanına gelmiyordu ve tek oturuyordu. Kısacası sevilmiyordu. Bunu kendisi istemişti. Bu yüzden katlanmalıydı. Zaten katlanmaktan da başka bir çaresi yoktu. Bunu istemeseydi “Sarı Çocuk” olarak hayatına devam edecekti. Ama artık o “Duygusuz Çocuk” tu.

 


 
 

©2022, Dergi Mudita, her hakkı saklıdır.

bottom of page