top of page
  • Sude SAYGIN

Bencil Kral

Yazar: Sude SAYGIN (11 Yaşında)

Editör: Ceylin Ravza AYDIN (12 Yaşında)

Şef Editör: Yağmur KARACAN



Eski zamanların birinde, kralın ve onun yardımcılarının, hatta halkın bile çok güçlü büyücüler olduğu bir krallık vardı. Bu krallığın kralı çok bencil ve düşüncesizdi. Aslında kralın bu huylarını sadece krallığa hizmet edenler bilirdi.


Günlerden bir gün kralın başyardımcısı, bir kral olarak halkı için yararlı fikirler bulması gerektiğini söylemişti. Fakat kralın aklına hiçbir şey gelmiyor, halkı ve ülkesi için güzel fikirler bulamıyordu. Halkın isyan etmesinden korkuyordu. Bu yüzden gece yatağına yattığında düşünmeye başladı. Düşündü, düşündü, düşündü…


Sonunda aklına kötü ve bencilce bir fikir geldi. Sabah olunca düşündüklerini başyardımcısına anlattı. Önce başyardımcısı pek razı olmamıştı ama sonradan kraldan korkup sustu. Başyardımcı halka saat 12.00’de krallık salonunda çok önemli bir duyuru olacağını ve sadece çocuğu olan anne-babaların gelmesi gerektiğini söyledi.


Zaman geldi, kral onlara planını anlatmaya başladı. İlk önce okullardaki bütün öğretmenleri teker teker gezdiğini ve bütün öğrencilerin durumunu öğrendiğini söyledi. Çoğu öğrencinin derste boş hayallere daldığını, geleceklerini ve derslerini düşünmediklerini, odaklanamadıklarını belirtti. Veliler hem şaşırmış hem de üzülmüşlerdi. Dinlemeye devam ettiler.


Kral bu çocukların uyumadan hemen önce, gereksiz hayallerinin büyü ile yardımcıları tarafından alınabileceği fikrini önerdi. Böylece sabah okulda dikkatleri dağılmayacaktı. Her gece hayalleri alınarak daha uslu ve daha parlak geleceklere sahip olacaklarının garantisini verdi.


Veliler ikiye ayrılmıştı. Bazıları olumlu düşünürken, bazıları ise gereksiz ve hatta kötü olduğunu düşünüyordu. Kral bu konuyu düşünmeleri için birkaç gün verdi. Veliler kendi aralarında da konuştular. Olumlu düşünen veliler, sürekli diğerlerini ikna etmeye çalışıyordu. Hatta bu yüzden birçok veli planı kabul etti.


Beklenen gün geldi. Kral herkese sordu. Sadece Sare adında bir veli dışında herkes bu durumu kabul ediyordu. Sare ise ısrarla reddediyordu. Sonrasında Sare hariç herkesin evine akşam yardımcılarını göndereceğini söyledi. Herkes evine döndü. Sare hâlâ kraldan şüpheleniyordu. Diğerlerini uyardı ama kimse Sare’ye kulak asmadı. Akşam olunca çocuk odalarına giren yardımcılar, çocuklardaki boş hayallerle birlikte tazecik fikirlerini ve umutlarını da aldılar.


Kralın kendilerine yalan söylediğinden habersiz olan zavallı veliler sabah çocuklarındaki tuhaflığı fark edince onu sorulara boğdular. Kral bunu normal olduğunu, tepkisizliklerinin ve duygusuz hâllerinin zamanla geçeceğini söyledi.


Günler ayları, aylar yılları kovaladı fakat çocuklar hiç düzelmediler. Krallıktaki tek çocukça davrananın Sare’nin çocuğuydu. Önemsiz şeylere gülmenin, değişik fikirlerin peşinden gitmenin, anlamsız görünen birçok hareketin çocuklara ne kadar yakıştığını o çocukla tekrar anladılar. Evlerindeki neşe kaynaklarının yerinde ruhsuz küçük robotlarla yaşıyordu sanki.


Zamanla pişmanlıkları artan veliler isyan çıkardı. Saray kapısına dayanan sinirli veliler, saraya girmeyi başardılar. Kral bu konu hakkında konuşmamakta kararlıydı. Fakat ağlayan ve sinirle çocuklarının hakkını aramaya çalışan velileri gören başyardımcı dayanamayıp her şeyi anlatmaya başladı.


Kralın, çocuklar yerine kendini düşündüğünü, tazecik fikirlerin ve umutların kendinde olmasını istediğini, tüm bunları sarayın deposunda sakladığını söyledi. Boş düşünceleri ise attığını anlattı. Şanslı olduklarını söyledi. Çünkü kral hiç umut ve fikir kullanmamıştı. Onları lazım olduklarında kullanacağından bahsetti. Bunu duyan veliler hemen depoya inip çocuklarının şişelerini bulmaya başladılar. Şişenin üstünde kendi çocuğunun ismini gören evine gidiyor, çocuğuna fikirlerini sihirle geri veriyordu.


Kral krallıktan atıldı. Yeni kral dürüstlüğünden dolayı eski başyardımcı oldu. Sonunda bütün çocuklar kendi umut ve fikirlerini alabilmişlerdi.

Comments


bottom of page