top of page

Gizemli Olay                                 

Mihrimah Zeyneb Kalço
22 Eyl
2 dakikada okunur

Yazar: Mihrimah Zeyneb Kalço (10 yaşında)

Editör: Mustafa Asım Acar (14 yaşında)

Merhaba ben Ediz, 10 yaşındayım, çok akıllıyım ve Fantastikler Ülkesinde yaşıyorum. Ama bugün size geçen gün yaşanan o değişik olayı anlatacağım. O gün Topkapı Sarayı’ndayken bir anda herkes korkarak bağırmaya başladı. Meğer bir hırsız gelmiş ve Kaşıkçı Elmasını çalmıştı. 17. yüzyılın sonlarında bulunan Kaşıkçı Elması bizler için çok değerliydi. Bu haberi duyan arkadaşlarım Elif, Sare, Asya ve İsmail’di. Elif çok merhametli biriydi. Asya ile İsmail iki kardeşti ve ikisi de hava atmaya bayılıyorlardı. Sare ise dövüşçüydü ve siyah kuşaklıydı.

Hep beraber Dedektif Bıyıklıya gittik. Dedektif Bıyıklı olaylardan haberdar olmuştu, o yüzden hemen işe koyulduk. Ellerim tir tir titriyordu tam o sırada Elif’in aklına bir fikir geldi. “Arkadaşlar niye bu kadar düşündük ki Bay Başbakan’a gidip, kamera kayıtlarını izleyelim.” dedi. Sonra Bıyıklı Bay Başbakanı aradı. Telefonu kapatınca yüzünde bir hüzün oluştu, sonra “Çocuklar, o gün kamera kayıtları kapalıymış. Mecbur hırsızı biz bulacağız.” dedi. Biz de düzenli  bir masaya oturup düşünmeye başladık.

Ben öylesine dalmıştım ki birden İsmail “Sonunda buldum!” deyince kendime geldim. Herkes korkmuştu çünkü İsmail’in fikirleri hiç mantıklı olmuyordu. İsmail “bence burada oturmak yerine sevdiğimiz videoları izleyelim böylece aklımıza fikir veya ipucu gelebilir” deyince Asya “sen bizimle takılacağına git bence televizyon izle” dedi. İsmail “Of tamam ama hak verin kaç saattir buradayız?” dedi. Bay Bıyıklı “Hadi çocuklar, eve dönün yarın konuşuruz.” dedi ve hep birlikte vedalaşıp eve gittik.

Sabah olunca mis kokan yumurtamı yiyip ve sütümü içtikten sonra Bıyıklının evinde buluştuk Elif, elinde büyük bir çanta ile geldi. Koşarak “Arkadaşlar, arkadaşlar!  bir ipucu buldum galiba” dedi heyecanla. Ben biraz yutkunduktan sonra “Ne buldun?” diye sordum. Elif çantasından bir yaprağa yapılmış bir parmak izi çıkardı ve “Bunu müzenin orada buldum.” dedi. Bay Bıyıklı “Maalesef bu parmak izinin kime ait olduğunu bulmak imkânsız  çünkü teknolojimiz diğer ülkeler kadar gelişmiş değil,” dedi.

Biz biraz üzüldük ama Asya “müzeye gidip başka ipuçları bulabiliriz” dedi. Hemen müzeye doğru yola çıktık. Hava sıcaktı, müzeye vardığımızda ipucular aramaya başladık. İsmail büyük bir başarıyla müzenin arka bahçesinde bir ayak izi buldu. Bu ipucunu alıp araştırmak için Bıyıklı’nın iş yerine  gittik. Bıyıklı “Elif, dediklerimi not al, ayak izi kokuyor.” dedi. 

“Ayak izi dana derisi ile yapılmış ayakkabı kokuyor ve oyun oynamayı çok seven biri, spor ayakkabı giyiyor” bu notları alırken biz şok içerisindeydik. Çünkü Bay Bıyıklı bunları çok hızlı bulmuştu. Sonra birkaç gün bunun kim olabildiğini düşündük, sonra bir gün Asya “arkadaşlar buldum babam bana bir makine verdi biz o makine sayesinde hırsızı bulduk” dedi.

Asya’nın babası ve polisler geldi ve beni kelepçelediler, evet Kaşıkçı Elmas'ını alan bendim. Onu babama doğum günü hediyesi olarak verecektim. Ama ne kadar yalvarsam da beni karakola götürdüler.

Hırsızlık kaybedilen bir oyuna benzer. Çünkü gizlice bir şeyler planlıyorsun ama en sonunda yakalanıyor ve kaybediyorsun.

 


 
 

©2022, Dergi Mudita, her hakkı saklıdır.

bottom of page