top of page

Masalsı Ağaç

  • Zeynep Didar Genç
  • 7 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Yazar: Zeynep Didar Genç (9 yaşında)

Editör: Dilara Çamur (14 yaşında)

Çizer: Rabianur Kadiroğlu(11 yaşında)

Zamanın birinde bir köyde, tam köy meydanının ortasında çok eski bir ağaç vardı.

Fakat bu ağaç öyle sıradan bir ağaç değilmiş. Gövdesi yılların izleriyle çizgi çizgi oluyor, dalları gökyüzüne doğru dua eder gibi yukarı kıvrılıyordu. Yaprakları ise güneşin altında bazen altın rengine, bazen de gece mavisi gibi tuhaf bir parıltıyla ışıldıyordu. En ilginç yanı ise, geceleri kimse dokunmadığı hâlde hafifçe hışırdar ve sanki birileri dallarının arasında fısıltı duyarlardı. Bu yüzden köylüler, onun yaşayan bir masal olduğunu düşünüyordu. Bütün çocuklar ona Masalcı Ağaç diyorlardı. Çünkü bu ağacın masalları vardı. Ama masallarını kelimelerle değil, meyveleriyle anlatırdı. Nasıl mı olurdu bu? Meyvenin ortasındaki çekirdeğin içinde minik kâğıtlar olur, bu kâğıtlarda da masallar yazardı. İyi kalpli insanlar meyveyi yediğinde, çekirdeğindeki hikâye tatlı ve umut dolu çıkardı. Kötü niyetli insanlar yediğinde ise masallar ekşi, acı ve bazen ürkütücü olurdu. Hatta geceleri bazıları uyuyamazdı o korkunç hikâyeler yüzünden.

Köyde herkesin kaderi nasıl birbirinden farklıysa, Masalcı Ağaç’ın anlattığı masallar da öylece farklı olurdu. Bir gün köylüler fark etmiş ki ağacın üstünde hiç meyve kalmadı. Herkes çok üzüldü. Çünkü ertesi gün, uzak ülkelerin birinden Kral Mambo köyü ziyaret edecekti. Kral’ın niyetinin ne olduğu tam bilinmiyordu; kimileri köyün güzelliğini duyduğu için geldiğini söyledi, kimileri ise Masalcı Ağaç’ın adını işittiğini ve onu görmek istediğini düşünüp tedirgin oldu. Fakat kimse tam olarak emin değildi. Köylüler, Kral Mambo gelmeden ağacın yeniden meyve vermesi için ne gerekiyorsa yapmaya karar verdi. Evlerinde ne kadar su ve gübre varsa ağacın toprağına döktüler. Sonunda tek bir meyve çıktı.

Ama bir meyve yetmezdi. Köylüler ikinci kez hazırlıklara başlamış ki tam o sırada deniz kıyısından bir gemi göründü. Kral Mambo’nun gemisiydi bu. Gemi korna çala çala yaklaşıyor, askerler limana iniyordu. Halk bir yandan panik oluyor, bir yandan da Kral’ı nasıl karşılayacaklarını bilemiyordu. Kral Mambo’nun yüzünde hem merak hem de biraz sertlik vardı. Köylüler ne düşüneceklerini bilemezken, içlerinden biri birden bağırdı:

“Ağaca bakın!” O anda herkes Masalcı Ağaç’a döndü.

Az önce yalnızca bir meyvesi olan ağaç, şimdi dallarında elli-altmış belki daha fazla meyve taşıyordu. Kimse ne olduğunu anlayamadı. Kral Mambo, halkın şaşkınlığını görünce yaklaştı. Aslında niyeti ne iyi ne kötüydü. Sadece Masalcı Ağaç’ı merak ediyordu. Belki de içten içe kendi kaderini öğreneceği bir masal bekliyordu, ama bunun farkında bile değildi. Kral, ağacın bir meyvesini eline aldı.

 

 

Köylüler sessizce onu izledi. Kral dikkatlice bir ısırık aldı. Meyvenin tadı çok hoşuna gitti. Sonra birkaç ısırık daha aldı. Ve sonunda çekirdeğe geldi sıra. Çekirdeği kırdığında içinden altın sarısı ışıkla parlayan bir kâğıt çıktı.

Kâğıtta şöyle yazıyordu:

“Gerçek güç, kalbin temiz olunca ortaya çıkar.”

Kral Mambo bu masalı çok sevdi. Gülümsedi.

Köylüler de rahatladı.

 O günden sonra Masalcı Ağaç hem köylülerin hem de Kral Mambo’nun gönlünde daha da özel bir yer edindi.

 

Yazar Adı/Soy adı: Zeyneb Didar GENÇ

Yaş:9

Telefon Numarası:0553 103 12 43

Editör Adı/Soyadı: Dilara ÇAMUR

Yaş:14

Telefon Numarası: 0535 698 5441

 
 

©2022, Dergi Mudita, her hakkı saklıdır.

bottom of page