Yetimhanedeki Sır
Yazar: Feride Kara (9 yaşında)
Çizer: Neval Ece Çank (12 yaşında)
Editör: Ayşe Zümra Bağcı (11 yaşında)

Yetimhanede her zamanki gibi bir gündü. İtalya’daki bu yetimhane, ilk bakışta taş duvar işlemeleri ile dikkat çekiyordu. Yoğun, kasvetli bir güz havası vardı. İtalyan yemeklerinin buram buram kokuları birbirlerine geçmişti.
Yetimhanenin en hareketli çocuklarından biri olan Noemi, yine en sevdiği yere, tavan arasına saklanmıştı. Orayı çok seviyordu, çünkü her girdiğinde orada bir şeyler buluyordu. Neler çıkardı neler? Birbirinden güzel müzik kutuları, kokuşmuş çoraplar, bir sürü eski mektup ve… bir de mermer taş.
Bu da neydi böyle? Noemi ilk defa tavan arasında bir mermer taş görüyordu. Ama bu normal taşlara hiç benzemiyordu. Hemen en iyi arkadaşı olan Viola’nın yanına gitti. “Şuna bak!” dedi. “Bu da nedir sence?” Viola, “Normal bir taş işte, ne olacak?” dedi Y.
Oof of! İşte Viola’nın tek kötü özelliği buydu. Biraz umursamaz davranıyordu. Noemi, “Hadi, inceleyelim!” dedi. Mermerin üzerindeki parlak kısımlar merak uyandırıyordu. Bunlar Noemi’nin dikkatini çekti. Acaba neydi? Noemi yavaş yavaş mermer zannettiği, kabuk gibi yüzeyi soymaya başladı. Mermerin altından, altın sarısı, yumurta gibi bir şey çıkmıştı.
İlk önce Viola’ya gösterdi. Viola çok şaşırdı. Hayretle, “Bu bir ejderha yumurtası.” dedi.
Bakalım onları neler bekliyordu?
(BİR YIL SONRA)
Noemi’nin ejderhası büyümüştü. Adını da koymuşlardı: Fiamma. İtalyanca, Alev demekti. Altın sarısı pulları olan, mükemmel bir ejderhaydı. Artık ejderha büyüdüğü için, onu gizlemek daha zordu. Her yere Noemi ile gitmek istiyordu. Mecburen Viola’yla dönüşümlü bakıyorlardı. Derslerdeyken yatakhanede bırakmak zorunda kalıyorlardı. Ders aralarında koşup Fiamma iyi mi diye bakıp geri dönüyorlardı. Çok zorlanıyorlardı.
Ama günlerden bir gün, Fiamma onların hayatını değiştirdi.
(Bir Tarih dersinde)
O gün, sınıfta sıkılarak tarih dersini dinliyorlardı. Sınıfın içi berbat bir şekilde ter kokuyordu. Noemi ile Viola’nın aklı hala Fiamma’daydı.
O sırada dışarıdan gelen bir ses herkesin dikkatini çekti. Tıkır tıkır, tıkır tıkır… Kapı güm diye açıldı ve… İÇERİYE FİAMMA GİRDİ! Herkes çok şaşırdı. Bu iki iyi arkadaş olanları açıklamak zorunda kaldı. Öğretmenleri onları hemen sınıftan çıkardı.
O dersten sonra Noemi ile Viola müdürün kapısını boyladı. Herkes Bay Bernardo Gatti’den çok korkardı. İki çocuk da tir tir titriyordu.
Ama içeride müdür onları sevgiyle karşıladı. “Aferin çocuklar, bizim de bir aşçıya ihtiyacımız vardı.” Çocukların şaşkın bakışları arasında, “Biliyorsunuz, aşçımız iyi değil, ejderhanız yetimhanemizde aşçı olabilir mi?” dedi.
Kızlar buna izin verdiler.
Çok mutlulardı.


