Aklımdaki Sorular
- Hümeyra Köklü
- 27 Eyl 2025
- 2 dakikada okunur
Yazar: Hümeyra Köklü (9 yaşında)
Editör: Öykü Cenebağı (9 yaşında)

Merhaba Ben Arif,
1204 yıllarında yaşayan on bir yaşında bir çocuğum. Çok heyecanlıyım, ama biraz da sakar olduğumu söylerler. Benim bir ağabeyim ve küçük bir kız kardeşim var. Onları çok seviyorum. Ağabeyim ailemize destek olmak için çok çalışıyor. Şimdi de “Sıra bende.” deyip büyük bir ustanın yanında çalışmaya başladım. Ben, El Cezeri’nin çırağıyım.
Ustamın yanında birçok iş görürüm ve yardımcı olurum. Mesela ona çay getiririm, yerleri süpürürüm ve o esnada kalkan toz burnuma girince her seferinde hapşururum. Bazen kulaklarım atölyede çıkan demire vurma sesine alışık olmasa da ustama yardım etmeye seve seve devam ederim. Onun en çok “Otomatik Abdest Alma Makinesi” ni seviyorum ve merak ediyorum. Bununla ilgili bir sürü sorum var ve hepsini ustama sormak istiyorum. Bu sıcak yaz gününde ben içme semde ustama bir çay götüreyim de o dinlenirken ben de ona sorularımı sorayım.
- Merhaba usta, buyur çayını getirdim.
- Sağ olasın evlat.
- Usta, sana bir sualim var.
- Söyle bakalım.
- Usta, bu ibrikten su nasıl akıyor, içinde cin mi var?
- Hahaha, hayır tabii ki. Güldürdün beni evlat. Biz içine su koyuyoruz. Su, küçük kap yavaşça dolunca, musluktan akıyor ve musluk akmaya başlıyor.
- Ya sonra?
- Abdest alan kişi elini çekince kap tekrar yukarı kalkıyor ve musluk kapanıyor.
- Peki ya havlu, onu kim uzatıyor?
- Bu icadın en ilginç yanı da bu soruda saklı. Küçük kapak açılınca içinden bir kol çıkıp havluyu uzatıyor.
Gözlerim o sırada fal taşı gibi açıldı ve merakım arttı.
- Vay canına, bu harika bir şey! Peki ya senin bu icadı yapmanın sebebi ne usta?
- Abdest almak bazen zor olabilir. Bununla ibadetleri kolaylaştırmak istedim. Bir de su boşa akmamış oluyor.
- Çok mantıklı. Bir gün ben de senin gibi büyük bir mucit olmak ve insanlara faydam olsun isterim.
- Bunun için çok çalışman ve insanların ihtiyacını bulman gerekiyor.
- Çok teşekkür ederim usta. Ben seninle her zaman böyle konuşmak isterim.
- Ben de, ben de. Haydi işe koyulalım.
Bu konuşmanın ardından bugün yapmam gereken işlere koyuldum. Öncelikle avlunun önünü süpürmeye başladım. Hay aksi yine hapşurdum. Biraz dinlendikten sonra ustamın yanına gidip, o çalışırken ona malzemeleri vermeye başladım. Ustam bugün başka bir icada başladı. Ben de ona mümkün olduğunca yardım etmeye çalışıyorum, ama onun ayağının altında da çok dolaşmak istemiyorum. Gün devam ederken ustamla karnımızı doyurmak için yanımıza aldığımız ekmek ve mis kokulu tarhana çorbamızı yedik. Ardından işe devam ettik. Gün kararmaya başlamadan ustam bana baktı.
- Haydi, akşam olmadan evine git artık.
- Dur usta, şurayı da toparlayayım, öyle giderim, deyip ortalığı topladım.
Ustam gülümseyerek bana baktı ve:
- Haydi, yarın sabah erkenden bekliyorum seni. Allah’a ısmarladık.
- Allah’a ısmarladık usta, deyip evin yolunu tuttum.


