Döngü
- Elif Büşra Coştan
- 10 Ağu 2025
- 2 dakikada okunur
Yazar: Elif Büşra Coştan
Editör: Öykü Cenebağı (9 yaşında)

Norik, güzel bir sabaha uyandı. Etraf yemyeşildi. Ağabeyi Vex ile dolaşmak için güzel bir gündü. Hazırlanıp dışarı çıktı, tertemiz köy havasını içine çekti. Etrafın bu kadar sesli olması tuhafına gitti. Garip bir şekilde, bu saatte kimse ortalarda yokken herkes sokağa dökülmüştü. Komşusu Hami’nin yanına gidip bu kalabalığın ne olduğunu sordu. Hami, Norik’e teknolojik bir çöküş yaşandığını, ama köyde yaşadıkları için onları etkilemediğini söyledi.
Tam o sırada Vex, Norik’in yanına geldi ve “Kardeşim! Bunun nedenini biliyorum sanırım. Oraya gitmeliyiz!” dedi. Norik, ağabeyinin bu kadar hızlı karar vermesine şaşırmıştı. Ertesi gün yola çıkacaklardı. Norik, bunun için Vex’e “Dükkâna gitmelisin.” diye telkinde bulundu. Vex, Marnis’in dükkânından döndüğünde kucağı eşya doluydu.
Ertesi sabah erkenden yola çıktılar. Norik ilk defa köyünden uzaklaşmıştı ama birkaç şey biliyordu. Fakat Norik’in bildiği kadarıyla Vex, köyden hep uzaklaşıyordu. Ama Vex sürekli ona soru soruyordu. Bulutlar yoğunlaştı, yoğunlaştı ve kararmaya başladılar. En sonunda dayanamayan bir fırtına bulutu ilk damlayı düşürdü. Damlalar çoğaldı ve bir fırtına, hatta bir kasırgaya dönüştü!
Vex, sanki orada biten bir kayığı Norik’e işaret etti. “Biraz önce burada değildi!” diyecekti ki, bunun bu kasırgadan kurtulmanın tek şansı olduğunun farkına vardı. Yürümeyi denedi. Ama su çoktan beline kadar gelmişti bile. Norik çok üşüdü. Ama yolu yarıda bırakamazlardı. Bu yüzden kasırganın dinmesini beklediler. Vex, sanki biraz önce kasırga olmamış gibi, ıslanmaktan kahverengine dönmüş, esmer saçlarını savurdu ve yürüye koşa yola devam etti. Norik, uzun sırılsıklam elbisesine, sarı kakülleri arasından bir bakış attı. Ve oflayarak Vex’i takip etti.
Şehir görünmeye başlamıştı. Ama hava kararıyordu. Bu yüzden Vex, kız kardeşi Norik’e şehre yakın bir yerde, kamp kurmayı önerdi. Vex ve Norik kampı kurup bir şeyler atıştırınca kendilerine geldiler. Ertesi gün, güneş doğmadan yola koyuldular. Norik, köyde olan sessizliğin yerini gürültüye bıraktığını, yeşilliğin de griye çalan , mavi tonundaki binalara döndüğünü gördü. Sonra Vex hiçbir şey demeden yerinde durdu. Norik ağabeyine seslense de, ağabeyi sanki o an bulunduğu yerdeki vücuttan ibaretmiş gibi susuyordu. Biraz sonra Norik ona bunu sormak istediğinde ağzını açamadı.
Norik endişelendi. Etrafa baktı, ağzını biri mi tıkıyor diye etrafa bakmıştı.. Ama keşke yukarı bakmasaydı. Oyuncuyu gördü. Vex onu orada bırakıp şehre girdi,
çıktı.
Norik, güzel bir sabaha uyandı. Etraf yemyeşildi. Ağabeyi Vex ile dolaşmak için güzel bir gündü.


