Dünya Çocukların Hayalindeki Gibi Bir Yer Olsun
- Sude Nazlı Erdoğan
- 23 May
- 2 dakikada okunur
Yazar: Sude Nazlı Erdoğan (12 yaşında)
Editör: Zümra Babatürk (13 yaşında)

Merhaba ben Sude. Ben aslında bu hafta Hz. İbrahim ile ilgili bir yazı yazacaktım ama ne yazık ki ülkemizde korkunç olaylar yaşandı. İki öğrenci farklı şehirlerde öğretmenlerini arkadaşlarını katlettiler. Tahmin edeceğiniz üzere bende o katiller gibi kelimelerin anlam bulamadığı insanlar gibi bir öğrenciyim. Aslında yanlış bir cümle kurdum biraz önce. Neden mi çünkü o kişiler öğrenci olmayı bırak insan bile olamazlar bence. Çünkü kimse hele o yaşlarda biri bir öğretmeni öldüremez, öldürmeyi aklının ucundan bile geçiremez. Bu söylediklerim muhtemelen aklı başında, yüreğinde azıcık bile olsa vicdan kırıntısı olan kişilerin düşündükleri şeylerdir.
Bir de bu olaylara öğrencilerin gözünden bakalım. Tabii bu söyleyeceklerim yüreği temiz olan gözleri parıl parıl parlayan o öğrenciler için. Düşünün , şimdi herkes ne diyor okullarda AVM’lerdeki girişlerde bulunan hani üstümüzde tehlikeli bir araç gereç var mı diye bakılan o makinler var ya onlardan olmalı diyor. Peki burası okul değil mi? Bizim ikinci yuvamız değil mi? Öğretmenlerimizin annemiz babamız gibi olduğu yer değil mi? Arkadaşlıklara yelken açtığımız, iş sahibi olduğumuz yer değil mi?
Değilmiş. Onu öğrendim okul artık o bahsettiklerim değilmiş. Okul artık çocukların itişe kakışa kapıların fırladığı yer değil, çocukların canlarını kurtarmak için camdan atlarken erkeklerin kızlara öncelik verdiği yer olmuş. Artık hocalar öğretmenler günlerinde, doğum günlerinde öğrencilerine değil elinde silahlarla sınıfa giren o pisliklerden öğrencilerini korumak için, onlara canını siper etmek için sarıldıkları yer olmuş. Bu son cümleyi yazarken elim ayağım titredi. Biz öğrencilerin aklında iki soru var şimdi: ‘ Bir öğrenci arkadaşlarına ve öğretmenlerine nasıl silah doğrultabilir? İkincisi ya o saldırgan bizim sınıfımıza girseydi ya da girecek mi’
Bu iki soruda birbirinden korkunç değil mi? Ben bir öğrenciyim ve bir öğretmenin daha ölmesini istemiyorum. Ben bir öğrencinin okul koridorlarında silahla gezmesini gezebilmesini istemiyorum. Ben bir daha camlara 23 Nisan için süsler takılacak, bayrak asılacak iken o camlardan çocuklardan aşağı atlamasını istemiyorum. Ben o bahçelerde çocuklar oynayacakken o bahçelerden o çocukların ceset torbalarıyla çıkarılmasını istemiyorum. Ben bizim okulumuza da saldırgan gelebilir mi bizi öldürebilir mi hele de o saldırganlar aramızdan çıkabilir mi diye düşünmek istemiyorum.
Ben bu dünyada savaş olmasın istiyorum. Ben kimsenin öldürülmesin istiyorum. Ben okulumda eskisi gibi rahat olmak istiyorum ama okulumda güvenlik görevlisi olmasın istiyorum. Ben sokaklar eskisi gibi güvenli olsun istiyorum. Ben dünya bir çocuğun hayalindeki gibi olsun istiyorum. Umarım da öyle olur. Ben öyle olması için çalışacağım bunu okuyan kişi sende çalış olur mu. Hani yazarlar kitaplarının başında hikayelerini sevdiklerine ithaf ederler ya. Ben tabii ki de onlar kadar iyi değilim ama bende bu yazımı benim gibi düşünen insanlara hediye ediyorum. Hep güzel günler yaşamak dileğiyle…


