Ejderhalı Köyde Ejderha Yok
- Mert Dağdaş
- 7 gün önce
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 5 gün önce
Yazar: Mert Dağdaş
Editör: Dilara Çamur (14 yaşında) Çizer: Elif Kavak (10 yaşında)

Gezegenlerden birinde, kırk beş bin yılında çok gelişmiş ejderhalı köy adında yemyeşil, mis kokulu, yüksek binalar olan bir köy vardı. Bu köyde kızıl renkte kaslı alev ejderhalar yaşardı. Ejderhalar bir alet edevat kutusu gibiydiler. Çünkü her işe yarıyorlardı. Ejderhalar ulaşım, enerji ve evcil hayvan olarak kullanılıyordu.
Ama bu köyde bir sorun vardı. Ejderhaların mamaları on bin para civarındaydı. Halk sadece yüz gram mamaya bu kadar para veremezdi. Aynı durum belediye için de geçerliydi.
Bir gün halk belediyeye bu konu ile ilgili şikayette bulundu. Buna karşı belediye başkanı şu kararı aldı: on bin ejderhanın bin tanesi dışında hepsi öldürülecekti. Bu kararı çok beğenen halk hemen ejderhaları belediyeye teslim etti. bu durum ilk iki yıl boyunca çok iyi geçti. Üçüncü yıl ise felaket gibi geçti. Elektrikler kesiliyor, deprem savarlar da kesiliyor, deprem savarlar kesilince günde iki kere 9,9luk depremler oluyor böyle olunca da binalar yıkılıyordu. Binalar yıkılınca da insanlar evsiz kalıyordu. Evsiz kalan insanlar yaşadıkları mutsuzluktan kaygıdan ne yapacaklarını şaşırmış şekilde başka gezegenlere taşınıyorlardı. Ev insan oğlunun en büyük sığınağıdır çünkü orada kök salar, ailelerimizi orada kurarız.
Bu yüzden belediye başkanı hemen kalan son bin ejderhanın hemen salınmasını emretti. Ejderhalar yaklaşık on yıl içinde tam otuz iç bin kadar çoğaldılar. Tabi ki de bu sırada depremler ve diğer kötü şeyler devam etti. Ejderhalar işinin başına döndüklerin de ise her şey eski haline döndü. İnsanlar ejderhalı köye geri döndüler. Bu sırada belediye daha ucuz ve daha kaliteli bir mama çeşidi çıkarttı. Bir de ejderhaların başka şeylere de kullanılabileceğini buldu mesela ejderha pulundan oyuncak, kalkan vb. şeyler. Böylece köyün ekonomik durumu daha da çok yükseldi.


