top of page

Gökyüzünü Toplayan Çocuk

  • Nesibe Yelken
  • 31 Tem
  • 1 dakikada okunur

Yazar: Nesibe Yelken (10 yaşında) 


Emir’in en sevdiği şey gökyüzünü izlemekti. Her akşam apartmanın çatısına çıkar, bulutların şekillerini tahmin etmeye çalışır, bir gün balığa, başka bir gün dev bir kaleye benzeyen bir bulut görür.

Onu en çok etkileyense gün batımıydı. Çünkü her akşam gökyüzü farklı bir renge dönüşüyordu. Turuncu, pembe, mor… Sanki biri görünmez bir fırçayla gökyüzünü boyuyordu.

Bir akşam çatıda eski bir kavanoz buldu. Tozlu ve kapağı hafif paslanmıştı. Şaka olsun diye kavanozu gökyüzüne doğru kaldırdı ve içine gün batımının rengini doldurduğunu hayal etti. Doldu da…

O gece odasında kavanoza baktığında garip bir şey fark etti. Kavanozun içi hafif turuncu parlıyordu.

Önce gözlerine inanamadı. Kavanozu salladı ama ışık kaybolmadı. 

Ertesi gün tekrar denedi. Bu kez mor bir günbatımı rengini topladı ve gerçekten, kavanozun içindeki ışık mora dönüştü.

Emir günler geçtikçe farklı gökyüzlerini biriktirmeye başladı. Yağmurlu günlerin gri ışığı, yıldızlı gecelerin laciverti, sabahın açık mavisi…

Ama bir gün okuldan üzgün döndü. En yakın arkadaşı başka bir şehre taşınacaktı. O akşam çatıda oturdu ama gökyüzüne bakacak hâli yoktu.

Tam o sırada kavanozlardan biri parlamaya başladı. İçindeki sıcak sarı ışık odasını aydınlattı. Emir o an bir şeyi fark etti.

Bazı anlar kaybolmuyordu. İnsan onları kalbinde saklayabiliyordu.

Kavanozlarını rafına dizdi ve gülümsedi. Çünkü artık biliyordu ki gökyüzü sadece yukarıda değildi. Bir parçası hep onun içindeydi.

Arkadaşı Emir de güzel anılarla hep içinde olacaktı. Mesele anıları güzel biriktirmekti. Güzel anılarla arkadaşını yolcu edecek ve gökyüzüne bakmaya devam edecekti. 

 


 

 
 

©2022, Dergi Mudita, her hakkı saklıdır.

bottom of page