Hazika'nın Sandığı
- Hatice Hale Toprak
- 27 Eyl 2025
- 2 dakikada okunur
Yazar: Hatice Hale Toprak (10 yaşında)
Editör: Ayşegül Duyar (11 yaşında)
Çizer: Meryem Nefes (11 yaşında)

Ben Hazika, 13 yaşındayım. Harit köyünde geniş bir ailede yaşıyorum. Ailemde en sevdiğim kişi dedem. İsmimi de dedem koymuş. Anlamı, meraklı, bilgin kız. Gerçekten çok meraklı bir kızım. Ormanda gezmeyi, yeni yeni yerler keşfetmeyi, bulduğum önemli şeyleri ve öğrendiğim bilgileri özel sandığımda saklamayı çok seviyorum…
Köyümüzdeki insanların bir kısmı tarım ve hayvancılık ile uğraşıyor.Ancak köyümüzün asıl geçim kaynağı çömlekçilik. Dedem de gençken köyümüzün en meşhur çömlekçilerindenmiş. Küçüklüğümden beri dedemin anlattığı hikâyeleri dinlemeyi çok severim. Dedemin anlattığı hikâyeler genellikle çömleklerle ilgili oluyor.
Dedemin yaptığı çömlekler o zamanlar çok meşhurmuş. İnsanlar Harit köyündeki çömlekleri görmek için çooook uzaklardan gelirlermiş.
Bir gün yağmur sonrası, mis gibi toprak kokusunu içime çekerken uzun bir dal buldum. O daldan kendime keşif çubuğu yaparken dedem:
-Hazikacığım benden yeni bir hikâye dinlemek ister misin? diye seslendi.
-Çok isterim dedeciğim.
-Çınar ağacının altında bekliyorum Hazika.
-Tamam dedeciğim.
Keşif çubuğumu sandığıma koydum. Annemin bahçedeki bitkilerden toplayıp hazırladığı bitki çayından tahta kuplara koyup, hemen dedemin yanına gittim. Yeni hikaye için çok heyecanlıydım.
-Gel bakalım benim meraklı torunum.
-Bugünki hikâyemiz için hazırım dedeciğim.
-Çoook eskiden çömlekler bu zamandaki gibi kolay yapılmıyordu Hazikacığım. O zamanlarda çömlek yapmak için çok zaman harcanıyordu. İlk önce ince, uzun bir kemik buluyorduk. Sonra su ile torağı karıştırıp çamur yapıyorduk. En son ise kemiğin üstünde çömleğe şekil verip ateşte kurutuyorduk.
-Gerçekten de çok zormuş dede.
-Evet Hazikacığım, Sonradan çömlek yapımı kolaylaştı.
-Nasıl oldu bu dedeciğim?
-Senin yaşlarında bir çocuk ailesiyle ormana gitmiş. Su ve topraktan bir çamur karmış. Çamurdan farklı şekiller yapıp oyun oynuyormuş. Oyununu oynarken annesinin yaptığı lezzetli ekmeklerin kokusunu alınca koşarak yanına gitmiş. Ekmeğin tadı da kokusu da çok güzelmiş.
-Benim de canım çekti ekmeklerden…
-Odun ateşinde pişen ekmeklerin tadı da güzel olur yavrum.
-Sonra ne olmuş dedeciğim?
- Ekmeğini yedikten sonra tekrar oyun oynadığı yere gitmiş. Gittiğinde çamurdan yaptığı her şeyin kuruyup sertleştiğini görmüş. Aklına bir fikir gelmiş. Kurumuş yuvarlak şekillerden birini alıp ortasına bir delik açmış. Deliğin içine bir mıh yerleştirmiş. Mıhın ucundan tutup çevirince yuvarlak kendi etrafında dönmeye başlamış.
-Çark gibi mi ?
-Evet Hazika. Çocuk bunu sevinçle ailesine göstermiş. Sonraları insanlar bu çarkı çömlek yapımında kullanmaya başlamış. Çömlekçi çarkı insanların işini kolaylaştırmış. Bunu öğrenince biz de çömlekçi çarkı kullanmaya başlamışız.
-O zaman kısa sürede çokça çömlek yapabilmişsindir dedeciğim.
-Evet, çeşit çeşit çömlekler…
Dinlediğim bu hikaye de diğerleri gibi çok güzeldi. Dedem yeni çömlekler yapmak için çarkının başına geçti. Ben de öğrendiğim bu bilgileri not edip sandığıma koymak için sandığımın başına geçtim.


