Kuyruğum Nerede?
- Tuna Aydın
- 7 gün önce
- 2 dakikada okunur
Yazar: Tuna Aydın (9 yaşında)
Çizer: Rabia Zeynep Çetintaş (10 yaşında)

Bir gün İstanbul sokaklarında bir kedi ayaklarını silke silke yürüyordu. Çok yağmur yağıyordu, yağmur damlaları yavru kediciği rahatsız ediyordu. Evlerden gelen tavuk kokusu ve çocukların yediği şu enfes etlerin ocakta pişme sesi cızzzzz. Çok acıkmış ve üşümüştü. Ve kedinin yanından geçen birkaç kişi de o yokmuş gibi davranıyordu. Kedinin yanına bir köpek yaklaştı. Kedi yavru ve yalnız olduğu için köpek bir pençeyle kuyruğunu kopardı. Kedi korku içinde arkasını döndüğünde kuyruğunun yerinde olmadığını gördü. Ve acı içindeki sesi, keskin bir korna sesiyle karıştı. Aaaaa, Bacağım! Bir araba küçük bir çocuğa çarpmıştı. Arabanın şoförü telaştan direksiyonun başında donup kalmıştı. Çocuk acı içinde kıvranıyor ve bacağı çok kötü gözüküyordu.
Çocuğun, az ileride duran babası telaşla bağırıyor ve şoföre yardım etmesini söylüyordu. En yakın hastaneye gitmeleri gerekiyordu. Bu sırada acılı annenin dikkatini bir ses çekti. Arkasını döndüğünde kuyruğu kopmuş acı acı miyavlayan minik kediyi gördü. Hemen onu da kucağına alıp hastanenin yolunu tuttular.
Çocukla kedi hastaneden dönmüşlerdi ve çok iyi anlaşıyorlardı. Ancak bir şey vardı. Çocuk kazadan sonra ölmüştü. Ve aslında hayaletti. Kediciğin kuyruğuysa o gecenin sabahı yürüyerek geri dönmüştü. Kedi bütün zamanını çocuğun odasında geçiriyordu. Bazı sabahlar anne uyandığında onu çocuğun yatağında yatarken buluyordu. Bazen de odada kendi kendine oyunlar oynuyor hemen sonra da dışarı kaçmaya çalışıyordu. Aslında kedi hayalet çocuğu görüyor ve onunla oynuyordu. Ama anne çocuğu görmediği için çocukla birlikte dışarı çıkmak istediğini anlamıyor, kedinin kaçmaya çalıştığını sanıyordu. Güzel bir yaz sabahı kediciği dışarı bıraktı. Annenin yüreği sızlasa da onun bunu istediğini sanıyordu. Kedi kuyruğunun bir var bir yok hallerine alışamamıştı. Yine de her yere tırmanmak istiyordu. Kedi o güzel ılık yaz sabahında boyundan 1,5 metre büyük bir köpekle karşılaştı. Köpek ondan özür diledi. Kedi, aylar önce kuyruğunu koparan köpeği görünce korkudan bir anda yere yığıldı. Ama birkaç dakika sonra kendine geldi. Ve birazdan kuyruğu zıplaya hoplaya gelip kedinin poposundaki yerini aldı. Köpek onun kuyruğunu görünce donup kaldı. Bir şekilde geri dönmüştü. Sonra köpeğe sanki hızı 0.2 x miş gibi sordu. Benden özür dilemeye nasıl cesaret ediyorsun? Köpek ona vicdan azabı çektiğini, çok üzüldüğünü söyledi. Kedi köpeğin pişmanlığına güvendi. Dedi ki o halde kuyruğumu bulmaya çalışalım derdim ama kuyruğum bir gün yürüyerek geri döndü.. Yine de arkadaş olalım mı? Köpek bunun mümkün olmadığını düşünse de gördükleri karşısında bir şey söyleyemedi. Anladı ki bu arkadaşlık onu sevindiriyorsa onunla arkadaş olabilirdi.
Ve sonra kediye olur dedi. Kedi ile birlikte yola çıktılar. Önce Türkiye’nin şu illerini, Kayseri, Şanlıurfa, İstanbul, İzmir ve İzmit’i gezdiler. Ama kuyruğu aramadıkları için telaşlı değillerdi. Ve artık birbirlerine hep yakındılar. Köpekle çok iyi arkadaş olmuşlardı. Kuyruk da bazen kediden ayrılıyordu ve üç kişilik arkadaş grubu oluyorlardı. Köpek bunu başta garip bulsa da artık buna alışmıştı.
Kedi hem kuyruğunu hem de yeni bir arkadaş kazanmıştı.


