top of page

Kızarus Misgarus

  • Asya Kahraman
  • 3 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Yazar: Asya Kahraman

Çizer: Gökçe Demirci (10 yaşında)

Editör: Bilge Özsoy

Sıcak ve boğucu bir gündü. “Şangıırtt!” diye bir birçok ses duyduk. Baktık ki sokaktaki dükkanların camlarını bir çocuk levyeyle kırıyor, esnaflar ise buna hiçbir şey demiyordu. Bu olaydan sonra kaos çoğalmaya başladı. Hırsızlıklar, kavgalar, anlaşmazlıklar arttı.

2025 yılında büyüklerimiz, bol bol kullandıkları sinir ilacının yan etkisi sebebiyle tepki verme ve dur deme duygusunu yitirdi. Aileler hiçbir şekilde çocuklarını ikaz etmedikleri için çocuklar kötü şeylere alıştılar. İlk önce çocuklar buna çok sevindiler. Nasıl olsa kimse onları uyarmıyordu. İstediklerini yapabilirlerdi. Bu durumun ucu hırsızlığa, kavgalara, şiddete vardı.

Küçük çocuklar böyle büyüdükleri için ileride daha kötü şeyler yapmaya başladılar. Bu yüzden işler iyice çığırından çıktı. Bir sosyolog ve psikiyatr olarak herkesin ekmek yer, su içer gibi sürekli sinir ilacı kullanmasının sonucunda neler olabileceğini insanlara ne kadar anlatsam da kimse beni dinlememişti. İnsanlar öfke ve kızgınlıkla baş edemedikleri için bu ilacı içmeye devam ettiler ve sonunda da hiçbir şeye kızamaz oldular işte.

Başta her şey çok güzeldi. Çocuklar istediklerini yapıyorlardı. Mesela bir günde altı tane dondurma yiyorlardı. Geç saatlere kadar uyumuyorlardı. İsteseler okula bile gitmiyorlardı. Akşam yemeğine çağrıldıklarında,               “Ben               yemeyeceğim,” diyebiliyorlardı. Tabii ki her şey hızla kötüye gitti. Çocuklar hırsızlık, kavga, dolandırıcılık gibi suçlar işlediklerinde büyükler onlara tepki vermediği ve yol göstermediği için çocuklar bunlara alışıyorlar ve giderek daha da kötülerini yapıyorlardı.

Bu olaylardan sonra öfkeyi, olan biteni umursamayı geri getirecek bir ilaç yapmaya karar vermiştim. Sinir ilacını değiştire değiştire bir sonuca vardım. İlacımın adını Kızarus Misgarus koydum. Bozuk peynir gibi bir tadı ve küflenmiş duvar gibi kokusu vardı ama işe yaracağından emindim. İlacımı tüm dünyaya tanıtmayı başardım. Aileler işlerin kötüye gitmeye başladığını anladığında ilacımdan içmeye mecbur kaldılar. O kadar mutluyum ki anlatamam. İnsanlar zamanla benim ilacımı da bıraktı ve az da olsa duygularını kontrol etmeyi, duyguları tanımayı öğrendi. Ama bu hiç de kolay olmadı.

 


 

 
 

©2022, Dergi Mudita, her hakkı saklıdır.

bottom of page