Matematik Yok Olursa
- Sevdegül Ceylan
- 7 gün önce
- 3 dakikada okunur
Yazar: Sevdegül Ceylan (10 yaşında)
Editör: Zümra Babatürk (12 yaşında)
Çizer: Sabiha Ceren Karaçor (11 yaşında)

Matematik yok olursa ne olur? Tabii ki böyle bir şey olmaz diyorsun ama oldu. Nasıl mı? Anlatayım. O sabah uyandım. Hemen aşağı indim. Kahvaltı yaptık. Okula gittim. Her şey çok normal gidiyordu. Arkadaşım Sena bugün okula gelmemişti. İlk dersimiz matematikti. Öğretmenimiz sınıfa girdi.
-Kitabınızın 17. sayfasını açın.
Hepimiz hemen 17 sayfayı açtık. Ama kitapta matematiğe dair hiç bir şey yoktu. Öğrenciler çok sevindi. Ama öğretmenler sevinmemişti.
Herkes çığlıklar atmaya, yaşasın diye bağırmaya başladı. Öğretmenler hemen telefonlarını açmaya çalıştılar. Ama telefonlar çalışmıyordu. Öğretmenler neden matematiğin yok olmasına mutlu olmuyorlardı ki? Öğretmenimiz hemen müdürün odasına gidip olanları söyledi. Müdür olana inanamamıştı . Öğretmenler bütün okulu teneffüse çıkarttı.
Çocukların bilmediği tek bir şey vardı matematik olmazsa teknolojik aletler de çalışmazdı. Sonradan öğretmenler teneffüsle kalmayıp çocukları eve gönderdi. Pelin hemen eve koşup annesine olan her şeyi anlattı. Annesi olanları dikkatlice dinliyordu. Kızına
-Kızım buna nasıl sevinirsin matematik olmazsa telefon diye bir şey olmaz.
Bu Pelin'in aklına hiç gelmemişti.
-Nasılda unuturum böyle bir şeyi.
Pelin endişelenmeye başladı. Babasına nasıl ulaşacaklardı? En azından babasının iş yeri yakındı- yürüme mesafesiydi. Hemen babasının iş yerine gittiler. Tak tak tak. Kapıya vurdu Pelin.
Babası hemen kapıyı açtı ve konuşmaya başladılar.
-Baba biliyor musun matematik yok oldu !
Babası zaten bilgisayarının çalışmamasından bir şeylerin ters gittiğini anlamıştı. Babasıda bildiğine göre artık bunu kimin yaptığını düşünme zamanıydı. Pelin:
-Ya bir çocuk yaptıysa ve ona yardım ettilerse?
Annesi ve babası:
-Olabilir.
Bunu düşünmeye başladılar. Okula Sena gelmemişti. Sınıfta matematiği en sevmeyen kişi Sena'ydı. O olabilir miydi? En iyisi bunu Sena'ya sormaktı. Bunun için Sena’nın evine gitmesi gerekiyordu. Sena'nın evine gitti.Pelin kapıyı çaldı.
Kapı açıldı. Sena karşıladı onu.
- Bugün matematik yok olmuş duydun mu?
- Aa duymadım.
Bu Pelin'e hiç inandırıcı gelmedi. Belki de o yapmış olabilirdi gerçekten. Sena Pelin'i düşünürken görünce eve girip hızlıca kapıyı kapattı. Pelin buna bir anlam veremedi ama artık biraz olsun Sena'nın bunu yapmış olabileceğine inanıyordu. Tekrar kapıyı çaldı.Kapı açıldı. Bu sefer Pelin hızlıca içeri girdi. Sena da arkasından koşup odasına geçti. Ve Pelin'e
- Şey odam biraz dağınık.
- Hiç sorun değil.
Sena endişelenmeye başlamıştı. Pelin Sena’nın bu davranışlarına anlam veremiyordu. Artık biraz daha emin olmaya başlamıştı Sena'nın matematiği yok etmeye çalışmasından. Bu sefer Pelin harekete geçip hızlıca odanın kapısını açtı ve içeri girdi. Odada her şey normaldi. Ve odası çok topluydu. Sadece daha önce görmediği bir kapı vardı. Sena o kapının önüne geçip.
- İçeride özel şeylerim var.
Pelin buna bir şey diyemezdi. Ne yapacaktı?
- Bana bir su getirir misin?
Sena hemen su getirmeye gitti. O sırada Pelin de içeri girecekti. Kapının tokmağını tuttu. Kapı gıcırdadı. Ama o da ne kapı kilitliydi! Anahtarı bulmalıydı. Her yere baktı ama yoktu. Diğer odalara bakmaya karar verdi. Önce salona baktı. Sena çok zor bir yere saklamamıştır diye düşündü. Çünkü evine kim gelecekti ki. Bir tane saat vardı. Onun da arkasına baktı biraz saçma olsa da. Ve oradaydı asılı duruyordu. Anahtarı aldı. Sena'nın odasına doğru gitti. Kapıyı açmayı denedi ve oldu! Bir de kumanda gördü. Sadece 2 düğmeden oluşuyordu. Biri yeşil biri kırmızı. Hemen o kumandanın yanına gitti. Aldı. Eline aldığında bir şeyler ötmeye başladı. Sena hemen yeşil, kapalı odaya geldi. Pelini elinde o kumandayla görünce çok şaşırdı.
- Kumandayı nereden buldun.
Pelin Sena ile göz teması kurmamaya çalıştı. Sonra refleks olarak yeşil düğmeye bastı. Sena
- Sen ne yaptın?
Pelin ne diyeceğini bilemiyordu. Evden çıktı. Kumanda da elinde gitmişti. Sayıları gördü. Demek ki matematiği düzeltmişti. Yeşil düğmeye basarak mı düzeltmişti bilmiyordu. Belki de kendi kendine düzelmişti kim bilir. Düzelmişti ya önemli olan da oydu ya …


