top of page

Prenseslerin Yetenekleri

  • Sabiha Ceren Karaçor
  • 23 May
  • 2 dakikada okunur

Yazar ve Çizer: Sabiha Ceren Karaçor (12 yaşında)

Editör: Öykü Cenebağı (10 yaşında)

Bir zamanlar güzel bir ülkede, iyi kalpli bir kralla merhametli bir kraliçe yaşarmış. Kral ve kraliçe ülkelerini en iyi şekilde yönetirlermiş. Biraz yaşlanınca ülke yönetimini üç kızlarına paylaştırmayı düşünmüşler. Fakat hangi kızlarının ülkeyi daha iyi yöneteceğine karar verememişler.

Kral ve kraliçenin üç kızı, farklı yeteneklere sahipmiş. En büyüğü resim yapmaya ve hikâye yazmaya, ortancası müziğe, en küçüğü ise yeni şeyler tasarlamaya meraklıymış. Kral ve kraliçe kızlarıyla gurur duyarlarmış.

Günün birinde uzak ülkelerden bir bilge çıkagelmiş. O kadar uzak yoldan gelmiş ya, boşuna değilmiş. Kral ve kraliçe, onu çağırmış. Amaçları üç kızlarının da yaratıcılığını ölçmekmiş. Bu yaşlı bilgenin ününü duyunca ülkelerine çağırmışlar. Evet, tabi ki kızlarının birbirinden yaratıcı fikirleri varmış ama hangisinin daha yaratıcı olduğunu ölçmek istiyorlarmış. Yaşlı bilge:

-Merak etmeyin, hangisinin daha yaratıcı olduğunu bulacağım. Ama öncelikle kızlarınızı bir testten geçireceğim., demiş. Kral ve kraliçe kızlarını çağırmışlar.

Yaşlı bilge kızları yanına toplamış. Tam ortaya bir ağaç kütüğü koymuş. Öyle sıradan, bildiğimiz, basit bir ağaç kütüğüymüş.

- Şimdi bu ağaç kütüğü hakkındaki düşüncelerinizi söyleyin bakalım., demiş. Önce küçük kızı çağırmış. Küçük kız, kütüğün etrafında şöyle bir gezinmiş:

- Bu ağaç kütüğü gelecekte hepimize yardım edebilir. Bir su ve hava basıncı ile hareket eden makinelerin gerekli parçası olabilir. Ayrıca tahta olduğundan suda batmaz ve boğulma tehlikelerini önleyebilir. Şimdiden aklıma bir sürü icat geliyor., demiş. Bilge, bu cevaptan çok mutlu olmuş. Bu sefer ortanca kızı çağırmış. Ortanca kız, kütüğe yavaşça elini sürtmüş:

- Bu kütüğün dokusu… Çok farklı, bir ritim gibi… Birbirini tekrar eden çıkıntılar… Birer nota gibi… Bu kütüğün şarkısı… La, la, mi, mi, fa, fa, mi…

Yaşlı bilge, bu cevaptan da çok mutlu olmuş. En son büyük kızı çağırmış. Büyük kız kütüğe farklı açılardan bakmış, biraz dokunmuş:

-Bu ağaç kütüğünün halkaları, çıkıntıları, perspektifteki yeri, gölgelendirme ve açısı bir tablo gibi. Kara kalem ya da farklı şekillerde çizilebilir. Renk tonu da çok hoşuma gitti. Ama farklı bir taraftan bakacak olursak bu çıkıntılarla, halkalarla, izlerle bize bir şeyler anlatıyor sanki… Kütüğün hayat hikâyesi belki de… Şimdiden resim ve hikaye için ilham geliyor bile., demiş. Yaşlı bilge bu cevaptan da çok mutlu olmuş. Cevabı merakla bekleyen kral ve kraliçeye dönmüş:

- Majesteleri, kızlarınız birbirinden yaratıcıdır. Hayal güçleriyle basit bir kütüğü çok değerli bir şeye çevirdiler. Küçük kızınız bir şeyler tasarlamaya, ortanca kızınız müziğe, büyük kızınız hikâye yazmaya ve resim yapmaya yoğun bir ilgi duyuyor. Bu ilgileri yeteneklere, yetenekleri yaratıcılığa dönüşüyor. Üç kızınız ancak bir araya gelirse ülkeyi en iyi şekilde yönetebilirler. Birlik ve beraberliğin önüne hiçbir şey geçemez. Ülke yönetimi için en iyi olan kızlarınızın yeteneklerini birleştirmeleridir., demiş.

Kral ve kraliçe, aldıkları bu cevaptan çok memnun olmuşlar. Bilgeyi iki kese altınla ödüllendirmişler. Bütün bunları bir köşeden izleyen büyük kız odasına gidip bu yaşananları yazıya dökmüş.

İmza: Büyük prenses (Yani büyük kız)



 
 

©2022, Dergi Mudita, her hakkı saklıdır.

bottom of page