top of page

Sabırsız Tilki

  • Sevdegül Ceylan
  • 7 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Yazar: Sevdegül Ceylan ( 10 yaşında)

Editör: Mehmet Erhan Demir (12 yaşında)

Çizer: Sümeyye Erva Tozlu (13 yaşında)

Yeşilin hiç eksik olmadığı,

Bol ağaçlı bir orman varmış.

Bu ormanda bir tilki yaşarmış,

Hem sabırsız hem kurnaz.

 

Bir gün yine kızdırmış aslanı,

Uykusundan uyandırdığından.

"Hadi kalk, kalk aslan bugün toplantı var"

Of demiş puf demiş aslan "Daha saat 7, ne toplantısı?"

 

Bir gün de kızdırmış ceylanı,

Meyve sırasındalarmış, ittirmiş ceylanı.

"Hızlı alsana meyvelerini bekliyorum burada"

"Sıra daha bana yeni geldi. Ne diyorsun hızlı ol diye"

 

Hee bir de unutmadan bir gün de kızdırmış kaplumbağayı, 

Mendil kapmaca oynuyorlarmış. 

Çok yavaş olunca arkasından tekme atmış kaplumbağanın,

Çok sinirlenmiş kaplumbağa.

 

 

Ormandaki herkes şikayetçiymiş tilkiden,

Sabırlı olmayı öğreteceklermiş ona.

Bir plan yapmışlar. Planları şuymuş:

Yarın ormandaki bütün hayvanlar tilki gibi sabırsız davranacakmış. 

 

Sabah olduğunda meyve sırasında tilki varmış, 

İttirmiş ceylan onu “Ne kadar da yavaşsın bekliyorum burada.”

Tilki hem şaşırmış hem kızmış, 

“Ne ittiriyorsun ceylan daha yeni girdim sıraya.”

 

Tilki uyuyormuş, uyandırmış aslan onu, 

"Uyansana tilki, toplantı var bu gün."

"Saat daha 7, ne toplantısı aslan?"

Tilki yine sinirlenmiş.

 

Mendil kapmaca oynarken çita ile tilki karşı karşıyaymış,

Tekme atmış arkasından tilkiye,

“Ne de yavaşsın tilki.”

Tilki bu cümleyi duyunca daha da sinirlenmiş. 

 

Neden herkes böyle davranıyormuş bu gün,

Neyse, evine doğru yola çıkmış tilki.

Ormandakiler düşünmüş taşınmış,

Böyle de olmayacak galiba.

 

Yarınki planları ise tilkiye sabır dersi vermekmiş,

Sabah olduğunda ilk işleri tilkiyi uyandırmakmış.

“Tilki hemen uyan!”

“Neler oluyor?”

 

Diğerleri tilkiye

“Sana sabır dersi vermek istiyoruz. Kabul eder misin?”

“Peki, madem.”

“O zaman başlayalım.”

 

“İlk kuralımız hiç yanından ayrılmayacağız,

Her hareketini izleyip sana sabırlı olmayı öğreteceğiz.”

Her dediklerine tamam demiş tilki.

Sıkılmış sabırsız olmaktan.

 

Kendini tutamıyormuş ki,

Meyve sırasına girmiş tilki. 

Tam ittirecekmiş ki ceylanı, 

“Dur!” demiş kaplumbağa, “bekle.”

 

Tilki duramamış,

Onun refleksi buymuş.

Kaplumbağa şaşırmış, duracak sanmış ama, 

 İttirmiş ceylanı tilki. 

 

Yine bir toplantı varmış, 

Uyandırmaya gidecekmiş aslanı. 

Ceylan gelip “Saat daha 7 aslanı uyandırma” demiş

Ama uyandırmış aslanı tilki, durmamış yine.

 

Yine mendil kapmaca oynuyorlarmış,

Tam tekme atacakmış ki kaplumbağaya.

“Dur!” demiş aslan,

“Belki kazanır.”

 

Tilki bir an düşünmüş, 

Sonra içinden, 

Bekle tilki gerçekten kazanabilir, 

Ve durmuş, evet bunu yapmış.

 

Aslan şaşırmış,

Bunu gerçekten yaptı demiş.

Bütün hayvanlar şaşkınlıkla bakıyormuş,

“Eğer bunu yaptıysan diğerlerini de yaparsın” demiş.

Ve tilki bundan sonra yavaş yavaş sabretmeyi öğrenmiş,

Kimseyi erken uyandırmıyor, 

Ve kimseyi yavaş diye hızlandırmaya çalışmıyormuş. 

Aslan, ceylan ve kaplumbağa “Sonunda!” demişler.

  

Tilki kendi kendine, 

Sabırlı olmak ne kadar güzelmiş. 

Bunu öğrendiğime sevindim demiş. 

Ve ormanın huzuru tekrar yerine gelmiş...

 


 
 

©2022, Dergi Mudita, her hakkı saklıdır.

bottom of page