top of page

Sakpi

  • Hümeyra İŞCAN
  • 2 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Yazar: Hümeyra İşcan (14 yaşında)

Çizer: Berra Kandemir (10 yaşında)

Editör: Zeynep Sare Koyun (14 yaşında)


O gün hava güneşliydi. Sahibim Sakpi pek mutsuzdu. Çünkü çizgi film izlemek için açtığı televizyonda şu haberi gördü: “Sayın seyirciler, bugün Millli Eğitim Müdürlüğümüzün aldığı karara göre, çocuklar artık uyumayacak. Uyudukları vakitlerin yerine daha çok ders çalışacaklar. Aynı zamanda çocukları uyutan çocuk uyku perileri, bu işe razı gelmemelerine rağmen, belli bir miktar para karşılığında ikna oldular. Hatta bazıları uyku ihtiyacını karşılayacak hap üretiminde görev bile aldılar. Ve bu yeni kuralı cumhurbaşkanımızın onayladığı da elimize ulaşan son bilgilerden...”

Sahibim  Sakpi  çok  keyifsizdi.  Daha  iyi  resim çizebilmesi için uykuya ihtiyacı olduğunu, hapların da uykunun yerini tutmayacağını düşünüyordu. İşin doğrusu ben de öyle düşünüyordum. O günün akşamı, Sakpi’ye hapı geldi. Sakpi hapını tam eline almıştı ki, “ÇIKIRTT!” diye hap açıldı. Ve içinden bir kâğıt çıktı. Kâğıtta şunlar yazıyordu:

-          Sevgili arkadaşlarımız, bu yazıyı umarım yetkililer fark etmemiştir de mesajımız elinize sorunsuz gelmiştir. Eğer şu an yazdıklarımızı yaparsanız bu uyku sorunundan kurtulabilme şansımız olabilir. Öncelikle bunun için yazı yazıp sokağa asabilirsiniz, devlet kurumlarına şikâyet te bulunabilirsiniz, sonunda durum çok etkili olmaya başlayınca protesto edebilirsiniz. Biz size her zaman çözüm yolu göndereceğiz. Ve bu kağıtları okuduktan sonra hapın içinden minik bir hap daha çıkacak, onu sizin için özel olarak hazırladık. Gönül rahatlığıyla çiğneyebilirsiniz. Umarız ki bu yazı herkese ulaşmıştır. Çocuk uyku perileri...

Sakpi ve ailesi bu notu görünce çok şaşırdılar ama

Çocuk uyku perilerine güveniyorlardı. Çünkü bu işi baştan beri istememişlerdi. Harekete geçmek için de beklememeliydiler. Çünkü uykusuz kalan çocuklar hayal güçlerini, umutlarını, neşelerini kaybetmeye başlamışlardı bile.

Yarın sabah Sakpi arkadaşlarını çağırıp bu durumu konuşmaya karar verdi. Sakpi’nin arkadaşları ve aileleri geldi. En sonunda bu durumu çocuk uyku perilerinin gönderdiği kağıtlarda yazan notlara göre yapmaya karar verdiler. Bu iş için de yarının uygun olduğuna kanaat getirdiler. Bütün konuşacaklarını bitirdikten sonra herkes evine dağılıp, yarını bekledi. Dışar çıkıldı ve yakınlarda olan Milli Eğitim Bakanlığına gelindi. Kağıtlar hazırlandı. Protesto başladı!

-          Çocuklara uykularını verin!

-          Uyku çocukların hakkı!

-          Uykumuzu isteriz!

-          Uykumuzu verin, sevginizi alın.

-          Uykuu!

-          Uyku bizim hakkımız, uyku bizim hakkımız!

Akşama kadar böyle sözler Milli Eğitim Bakanlığının Bahçesini doldurdu. Ve her gün protestolar devam etti. Her gün daha cesurca, daha yürekle devam etti. Artık Milli Eğitim Müdürlüğü de aldığı kararın doğru olmadığını düşünmeye başlamıştı. Sonunda beklenen haber geldi: Çocuklara uykuları geri verildi.


 

 
 

©2022, Dergi Mudita, her hakkı saklıdır.

bottom of page