top of page

Sayılar Ülkesi

  • Ali Osman Köksal
  • 6 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Yazar: Ali Osman Köksal (9 yaşında)

Editör: Öykü Cenebağı (9 yaşında)

Çizer: Şevval Koçoğlu (11 yaşında)

Bulutların üstünde, kimsenin görmediği bir yerlerde, uçan, esrarengiz bir ülke vardı. Sayılar Ülkesi. Bu ülkede binalar sayı şeklinde inşa edilmişti. Araçlar uçan sayı balonlarıydı. Ülkenin yöneticisi Bilge On, halkının isteklerine önem veren biriydi. Her zaman odasında oturmazdı. Kılık değiştirip çarşı pazar dolaşırdı ve insanların konuştuklarını dinlerdi. Bu gezintilerinin birinde yine sayı evlerin arasına girdi. Sayılarla süslenmiş okul bahçelerine gitti. Konuşulanlara kulak misafiri oldu ve herkesin bir şeyden şikâyetçi olduğunu fark etti.

Çarpım Tablosu

Halkının onu ezberlemekte zorlandığını, kullanmak istemediğini, öğrencilerin onun yüzünden derslere girmek istemediğini, ödev yapamadığını gördü ve onun olmadığı bir dünyada daha mutlu olacaklarını düşündü. Büyük Kolaylık Yasasını çıkardı ve

‘Çarpım tablosunu kullanmak yasak’ diye bir karar aldı.

Herkes bu karara çok sevindi. Yöneticileri Bilge Ona teşekkür mesajları gönderdi. Çok rahat bir hayat onları bekliyor diye düşündüler. Öğrenciler matematik dersinin gelmesini iple çekiyordu. Hiç kimse 2x3, 4x5 gibi işlemlere kafa yormayacaktı. Yanlış hesaplama yapmaktan korkmayacaktı. Çarpım tablosunu ezberlerken kimse sıkılmayacaktı. Ama zamanla işler biraz karıştı. Her şey yavaşlamaya başladı. Öğrenciler devamlı toplama işlemi yapmaktan bıkmıştı. Dersler işlenemez bir hal almıştı. Öğretmenler öğrencileri gruplara ayırmakta zorlanıyordu. Sayılar Ülkesi Çarşısı’nda ödemeler çok uzun sürdüğü için kasalarda kuyruklar oluşuyordu. Yiyecek ve içeceklerin paketlenmesi öyle zorlaşmıştı ki her şey bayatlıyordu. Sokakta çocuklar bile misketlerini paylaşıp oyuna başlayamıyordu. Fırıncı kaç ekmek yapacağını hesaplayamaz hale gelmişti. Hesaplamakta zorlandıkları için kimse para biriktirmek istemiyordu.

Halk en büyük bulutun üstündeki meydanda toplandı ve yöneticisinden çarpım tablosunu kullanmayı tekrar serbest bırakmasını istedi. Bilge On önce öfkelendi ama sonra olanları gördü, yanlış bir karar aldığını anladı ve yavaşlayan hayatla uyuklayan halkının dediğini yaptı. Herkes sevinçten havalara uçtu. Artık hızlı düşünüp pratik bir şekilde hesaplamalar yapabileceklerdi. Sayılar ülkesindeki herkes çarpım tablosunun matematiğin asansörü olduğunu anladı. Çünkü onları sonuca hızlıca ulaştırıyordu.


 
 

©2022, Dergi Mudita, her hakkı saklıdır.

bottom of page