top of page

Turuncu Fırtına'nın Gizemi: Jüpiter'in Fısıltısı

  • Hatice Kübra AYÇİÇEK
  • 23 May
  • 2 dakikada okunur

Yazar: Hatice Kübra Ayçiçek (13 yaşında)

Çizer: Zeynep Elif Atabay (13 yaşında) Editör: Asel Sözer (13 yaşında)

Gece gökyüzü o kadar berraktı ki, sanki yıldızlar tek tek parlatılmış gibiydi. Küçük Deniz, balkonda battaniyesine sarılmış, teleskobundan gökyüzüne bakıyordu. Ama o gece sıradan değildi.

Çünkü teleskobunun ucunda, dev bir göz gibi parlayan Jüpiter vardı. Jüpiter, diğer gezegenlerden çok farklı görünüyordu. Üzerindeki turuncu, kahverengi ve krem rengi bulutlar sanki dans ediyordu.

En dikkat çekeni ise dev bir fırtına gibi görünen kocaman kırmızı lekeydi. Deniz, gözünü teleskoptan ayıramadı. Tam o sırada bir ses duydu. “Beni bu kadar dikkatle izleyen kim?”

Deniz irkildi. Etrafına baktı. Kimse yoktu.

“Buradayım,” dedi ses, “Tam karşında.” Deniz yavaşça tekrar teleskoba baktı. Kalbi hızla atıyordu.

“Sen… sen mi konuşuyorsun?” diye fısıldadı.

“Evet,” dedi Jüpiter. “Ama bunu herkese yapmam. Sadece gerçekten merak edenlere…Beni gerçekten tüm içten dilekleriyle bilmek isteyenlere…”Deniz’in gözleri parladı.

“Oradaki kırmızı şey ne?” diye sordu. Jüpiter, hafifçe gururlu bir tonla cevap verdi.

"O benim en eski hikâyem. Ona Büyük Kırmızı Leke diyorlar. Yüzlerce yıldır hiç durmadan dönen bir fırtına. Ama kimse onun neden hâlâ var olduğunu tam olarak bilmiyor. Deniz heyecanlandı. “Peki sen hiç yorulmuyor musun?”

Jüpiter biraz sessizleşti.

"Ben gazlardan oluşurum, katı bir yüzeyim yok. Ama içimde sürekli hareket var. Fırtınalarım, rüzgârlarım… Ben hep değişirim. Ama aynı zamanda hep buradayım."

Deniz bunu düşününce biraz hüzünlendi.

“Yani hiç duramıyorsun…”

“Belki de durmak zorunda değilim,” dedi Jüpiter. “Belki de güzellik, tam da bu hareketin içinde gizlidir.” Deniz teleskoptan baktığında, o dev gezegen artık sadece bir nokta gibi görünmüyordu. Sanki yaşayan bir varlıktı. Nefes alıyor, dönüyor, fırtınalarını saklıyordu.

“ Belki de durmam gerekmiyordur…”

 

“Ben de senin gibi olmak istiyorum,” dedi Deniz.

“Nasıl yani?” diye sordu Jüpiter.

“Hiç vazgeçmeyen… hep değişen… ama yine de kendisi kalan. Kendi evrenini bulmuş biri…”

Jüpiter’in sesi yumuşadı.

“O zaman gökyüzüne bakmayı hiç bırakma. ”O anda hafif bir rüzgâr esti. Deniz gözünü teleskoptan ayırdı. Tekrar baktığında ses yoktu. Jüpiter yine sessizdi… ama artık farklı görünüyordu. Deniz battaniyesine daha sıkı sarıldı ve gülümsedi. Belki de bazı sırlar, sadece gerçekten dinleyenlere anlatılırdı ve o gece, gökyüzünde turuncu fırtınalar sessizce dönmeye devam etti…Ama artık bir kişi onların hikâyesini biliyordu.

Deniz o geceden sonra her akşam aynı saatte balkona çıkmaya başladı. Gökyüzü bazen bulutlu olurdu, bazen yıldızlar saklanırdı… ama o yine de beklerdi. Çünkü artık biliyordu: Gökyüzü sadece bakılacak bir yer değil, dinlenecek bir yerdi. Bir gece teleskobuna baktığında, Jüpiter’in etrafında küçük parlak noktalar fark etti.

“Onlar da kim?” diye fısıldadı kendi kendine. Sanki cevap bekliyormuş gibi, içinden bir his yükseldi. Bu bir ses değildi ama yine de bir şey anlatıyordu.

“Onlar benim arkadaşlarım, uydularım. ”Deniz dikkatlice baktı. Küçük noktalar, Jüpiter’in etrafında sabırla dolanıyordu. Hiçbiri acele etmiyor, hiçbiri yolunu kaybetmiyordu. Deniz içinden düşündü.

"Demek ki yalnız değil."

O anda anladı. En büyük, en güçlü görünen şeyler bile aslında bir düzenin, bir dengenin parçasıydı. Jüpiter’in fırtınaları vardı ama etrafında sakin sakin dönen dostları da vardı. Deniz o gece teleskobunu kapatmadan önce son bir kez baktı Ve bu sefer bir dilek tuttu.

“Ben de kendi evrenimi bulmak istiyorum. ”Rüzgâr hafifçe esti. Sanki çok uzaktan, derin ve yumuşak bir ses fısıldadı. "Zaten içindesin…" Deniz gülümsedi.

Artık gökyüzüne baktığında sadece yıldızları değil, hikâyeleri görüyordu. Onların kimseye anlatamayıp kendi içlerinde tuttukları dertlerini, bazen mutluluklarını, bazen üzüntülerini.

Ve belki de en önemlisi kendi hikâyesinin de henüz yeni başladığını,  hissediyordu.

Çünkü herkesin bir evreni vardı.


 

 
 

©2022, Dergi Mudita, her hakkı saklıdır.

bottom of page