Uzayda Bir Deniz Anası
- Zeynep Ecrin Zengül
- 2 gün önce
- 2 dakikada okunur
Yazar: Zeynep Ecrin Zengül
Çizer: Aişe Küçüktüfekçi (9 yaşında)
Editör: Şevval Yaren Çakır

Karanlık bir gündü. Hangi gün olduğunu bilmiyordum çünkü her denizanası gibi ölümsüzdüm, bu yüzden günleri saymama gerek yoktu. İnsanlar gitmişti, dünya artık yaşanabilecek bir yer değildi. Her yer kirliydi. Çok kirli. Koskoca dünyada bir biz kalmıştık, denizanaları… Dünya sessizliğe gömülmüştü. Ne martıların çığlıkları, ne gemilerin sirenleri nede balıkçıların heyecanlı kahkahaları vardı.
Neden böyle olmuştu, nasıl bu hâle gelmiştik? Artan fabrikaların zehirli atıkları, insanların kullandığı deterjanlar sulara karıştıkça kirlendi sularımız, zehirli gazlar yapay kokular havayı solunamaz hâle getirmişti. Okyanusta balıklar yengeçler ahtapotlar yoktu. Her yerde plastikler vardı. Okyanusta durum böyleyken kara nasıldı kim bilir? Son gelen balıkçılar artık ekecek toprak bulmadıklarını anlatıyorlardı birbirlerine. Uzun zamandır yoklar; acaba gidecek başka bir gezegen mi buldular yoksa deniz canlıları gibi yok olup gittiler mi, bilmiyorum. Tek bildiğim karanlık ve kirli dünyada yalnız kaldığımızdı. Ama o gün farklı bir gündü. Uyandığımızda her yer ışıl ışıldı. Hepimiz korkmuştuk. Bomboş kalan dünyada bu ışık neyin nesiydi? Birden bire koca koca araçlar beliriverdi. Arkalarında okyanusu bile içine alabilecek cam fanuslar vardı. Ne olduğunu anlamadan bizi de içine aldı. Bütün okyanusu dakikalar içinde dolaştık ve bizi dışarı çıkardılar. Çok uzun zaman olmuştu dışarı çıkmayalı. Dünya çok değişmişti. Gökyüzü bile kıpkırmızıydı ve etrafta daha önce gördüğümüz insanlara hiç benzemeyen küçük yaratıklar vardı. İri ve siyah gözleri kocaman kulakları ile çok farklıydılar. Dev gibi roketleri vardı. Acaba neden gelmişlerdi? Aniden araçları çalıştırdılar. Hepimizi araçlara taşımaya başladılar. Kimdiler, niçin buradaydılar ve nereye götürülüyorduk?
Bilmiyorduk. Paniklemiştik, Tek bildiğimiz güvende olmadığımızdı. Paniği atlatıp etrafa baktığımda anladım ki uzay gemisindeyiz, arkadaşlarım bu canlıların uzaylı olduğunu söylüyordu. Araçtaydık. Garip canlılar aralarında konuşuyordu ama anlamıyorduk. Uzay gemisi hareket etmeye başladı, kızıl gökyüzüne doğru uçmaya başladık. Gittikçe gökyüzü kararmaya başladı. Sonunda kapkaranlık olmuştu. Dünyayı dışardan görebiliyorduk daha önce böyle bir anı hayal bile etmemiştim. Her şey muazzam bir şekilde güzeldi. Uzun zamandır görmediğim güneşin ışığını da görebiliyordum. Yolculuk çok uzun sürmüştü. Günlerdir bu araçtaydık, acıkmıştık. Yaklaşık bir haftanın sonunda yolculuğumuz sona ermişti. Hepimizi gemiden indirdiler. Geldiğimiz yer Dünya’ya benziyordu. Okyanuslar vardı. Acaba bizi serbest mi bırakacaklardı? Düşüncelere dalmışken birden bire kendimizi onlarca uzaylının olduğu bir yerde bulduk. Hepsi bize bakıyordu. Sanırım Dünyada anlatılanlardan duyduğumuz hayvanat bahçesi gibi bir yerdeydik. Aralarından küçük bir uzaylı geldi. Arkadaşları ona Bigway diyorlardı. Avuçlarının arasına aldı beni. Gülümsüyordu. Bir akvaryuma koydu ve evi diye düşündüğüm bir yere götürdü. Sevmiştim onu. Benimle konuşuyordu, anlamıyordum.
Hareketleri ne kadar samimi olduğunu gösteriyordu. Dost olmaya başlamıştık, mutluydum.
Zaman bir kum saati gibi geçiyordu. Ailemi, arkadaşlarımı, okyanusun derinliğini, Etrafımda dolaşan balıkları, denizatlarını, tenimde hissettiğim hırçın dalgaları, özgürlüğümü özlüyordum. Eski zamanların hayalini kuruyordum. Dünya nasıl bir hâldeydi acaba? İnsanlar dönmüşler miydi, onlar da merak ediyorlar mıydı bizi? Tüm bu düşüncelerin içinde Bigwayden ayrılmak istemiyordum ama bulunduğum yer doğama aykırıydı. Dünyaya dönmenin mümkün olmayacağını biliyordum artık. O da anlamıştı beni. Bir sabah yola çıktık. Okyanus kıyısına geldik. Özgür bıraktı beni ama terk etmediğini biliyordum. Haftada bir gün buluşacaktık; Salı günleri… Evet, bir denizanası günleri sayabiliyordu artık. Sabırsızlıkla bekliyordum zamanın geçmesini. Dostluk zamanı ve mekânı güzelleştirmişti. Tertemiz bir okyanustaydım, arkadaşlarım yanımdaydı, mutluyduk ve bir dostum vardı gelmesini beklediğim; özlediğim uzaylı bir dostum...


