top of page

Vazonun Gizemi

  • Hüseyin Tolu
  • 7 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 4 gün önce

Yazar: Hüseyin Tolu (9 yaşında)

Editör: Feyza Yılmaz

Merhaba ben Kemal, biz beş kardeşiz ve bizimle yaşayan öksüz ve yetim üç tane de kuzenimiz var. Sekiz çocuk ve iki ebeveyn, zor iş...

Geçen gün işi daha da zorlaştıran bir olay oldu. Annemin çok sevdiği vazosu kırıldı. Cam da kırıktı, demek ki bunu yapan dışarıdan saldırmıştı. Peki bunu kim yapardı? En büyük kardeş ben olduğum için annem benden olayları araştırmamı istedi. Ben de kabul ettim. Vazo hafta sonu saat 11.00 civarında kırık olarak bulunmuştu. Yani suçu işleyen 11'den önce kalkmış olmalıydı. 11'den önce sadece ben, babam, annem, Erkin (Benden bir yaş küçük, kel, mavi gözlü), Ela (Küçük kardeş, bebek, siyah saçlı, ela gözlü, uykuyu sevmez) ve en sevdiğim kuzenim Kadir (Turuncu saçlı, sarı gözlü, yanağında çizik var) kalkıyor. Annem yapmadığına göre geriye Erkin, Ela, babam ve Kadir kalıyor. Ela’yla konuşamadığımız için babamla konuşuyoruz:                                                                

-Evet, Akif Bey, söyleyin bakalım. Olay saatinde Ela'yla neredeydiniz?

-Ela 9 buçukta kalktı ve beni de uyandırdı. Ben de annenizi uyandırdım, kahvaltı hazırlayacaktı. Size gevrek almaya gittim. Bu sırada Ela da mutfaktaydı.

-Baban doğru söylüyor Kemal. Ben şahidim.

-Peki anne. Baba, eve saat kaçta geldin?

-10.55’te geldim. Vazo kırıktı.

-Hmm demek olay saat 9.45 ile 10.55 arasında olmuş. Bu sürede kim kalktı?

-Ben.

-Seni dinliyorum Erkin.

-10.50'de Ela'nın ağlamasına kalktım. Ela hala mutfaktaydı. Bir muz aldım. Odama giderken kırılma sesini duydum. 10.55’te kırıldı.

-Bu mantığa göre Ela ve Erkin masum. Geriye kalanlar babam ve Kadir. Bence suçlu babam. Olay anında o yeni gelmişti.

-Ben değilim, çünkü ben geldiğimde dışarı koşan Kadir ile çarpıştık. Gevrek döküldü, ben onu toplarken kırılma sesi geldi. Bence aceleyle çıktığı için Kadir kırdı. Ancak camı nasıl kırdı anlamış değilim.

-Durun, bir bakalım olay alanında ne izler var? Bir top, hem de patlak. Cam parçaları ona saplanmış. Sanırım Kadir koşunca topa çarpıp camı kırdı. Şimdi olayların bir haritasını çıkaralım: 10.55'te babam kapıda yerdeydi, Kadir bahçedeydi, ben bahçede çiçekleri suluyordum, Ela ve annem mutfaktaydı, Erkin koridordaydı, diğerleri uyuyordu. Bu mantığa göre suçluluğa en yakın kişi Kadir.

-Kuzen sen beni 10.47'de futbol antrenmanı için kaldırdın. Ancak ben yorgunluktan kalkmadım. Sonra sen gittin. Ben 10.52'de kalktım. Bu sırada sen yoktun. Ben tam senin yanına gelmek için bahçeye çıkınca babana çarptım ve dengemi toplayınca sesi duydum.

-Yani sen kırdın.

-Ne? Hayır!

-Evet, tam olay saatinde olay alanında tek sen varsın.

-Ama sen ve baban da dışarıdaydınız!

-Doğru ama ben çiçekleri sulamaya gitmiştim. İnanmıyorsanız gelin bakalım çiçekler sulanmış mı sulanmamış mı?

Baktık. Gerçekten sulamıştım. Suçsuzluğuma inanılmıştı, Kadir suçlu kabul edildi. Kadir’e bir hafta boyunca evi ve bahçeyi temizleme cezası verildi. Ona çok güldüm. Şapşallar, çiçekleri suladıktan sonra o 5 dakikada top oynayıp vazoyu kırabileceğim kimsenin aklına gelmedi mi? Hehe, vazoyu kırdığımı kimse anlamadı.


 
 

©2022, Dergi Mudita, her hakkı saklıdır.

bottom of page