top of page

Çocukların İsyanı

  • Ömer Karataş
  • 7 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Yazar: Ömer Karataş (11 yaşında)

Editör: Zeynep Ebrar Koç (11 yaşında)

Çizer: Elif Alparslan (11 yaşında)


                                        

Pazartesi günü erkenden kalkıp okula gitmek için  Ömer hazırlıklara başlamıştı. Vildan hanım yani Ömer’in annesi de bir yandan yemeği hazırlıyordu. Bu arada Vildan Hanım yemekleri çok güzel yapar eli pek hamarattır, bir de çok sevimlidir asla kızmaz ,biraz da hareketlidir. Yemeği hazırlarken öyle güzel kokular geliyordu ki Ömer artık dayanamadı. Bu kadar güzel kokmasının nedeni de Vildan hanımın koymuş olduğu tereyağı, salça, mercimek ve biraz da nane ile tarçındı. Yemeğin kokusu ayrıca sıcak yağda kızartılmış yağlı ve bol soslu bir et gibiydi. Yemek hazır olduktan sonra Ömer de hazırlıklarını bitirmişti. Hemen yemeğe atlayıp hapur hapur  yedi. Yerken bir yandan etrafı kirletiyor bir yandan da annesine bu yemek ne güzel olmuş diye mırıldanıyordu. Ömer ‘in böyle iştahla yemesi de yemeği hızlı bitirmesini sağlamıştı. Yemek bittikten hemen sonra okul yoluna koyuldu ancak olacaklardan haberi yoktu.

Ömer okula vardı ve küçük sevimli biraz da sıkışık sınıfına girdi. Normal de sınıf hep hayvanat bahçesi gibi olurdu ancak bugün hiç de öyle değildi. Ömer bir süre sonra herkesin çok değiştiğini fark etti. Bu olayın ne olduğunu merak ederek en yakın arkadaşı Hamza’nın yanına gitti. Ömer, Hamza’ya selam verdiğinde Hamza cevap vermedi. Ömer olayın büyük olduğunu anlamıştı çünkü Hamza  konuşmayı çok severdi yani bir gevezeydi ve çok hareketliydi. Ama bu sefer hiç konuşmuyor hatta yerinde boş boş etrafa  bakıyordu. Ömer olaylara anlam katamadan ders başlamıştı bile. Ders matematikti ve Ömer her zaman olduğu gibi dersi pür dikkat dinledi. Diğer arkadaşlarına baktığında kimsenin ders ile ilgisi yoktu. Biraz sonra teneffüs zili çaldı ve Ömer biraz bir şeyler atıştırmak için kantine gitti. Bir şeyler atıştırdı ve sınıfına geri döndü. Döndüğünde sınıf arkadaşları okula gelmeme planı yaptıklarını gördü. Ömer zaten arkadaşlarının böyle bir şey yapacaklarını düşünmedi değil. Olay o kadar hızlı yayıldı ki kısa sürede tüm okulun haberi oldu. Ömer artık olayı tam bir şekilde anlamıştı.

Yapılan plan okulda çok destek verildi ve müdüre giderek okulu bir süre kapatmalarını rica ettiler. Ömer kapanmasını istemiyordu fakat biraz tatil olsa o da sevinirdi. Tabii müdür kabul etmezdi fakat çocuklara okulun ne kadar önemli olduğunu kanıtlamak için okulu kapatmıştı. Bir an tüm  okul da bir çığlık tufanı oluştu ve herkes çantaları alıp okuldan koşa koşa gittiler.

Ömer okullar kapandıktan sonra gün sırası diye bir liste çıkardı ve her gün ne oluyor neler değişti hepsine tek tek yazdı.

 İLK GÜNLER

Çocuklar  çok mutluydu çünkü sabah erken kalkmak yoktu, ödev derdi yoktu, hiçbir dert yoktu. Ama sevinmeyen birileri vardı anne ve babalar.Çocuklar parkları doldurmuş hiç yer kalmamıştı dışarıdan bir sürü ses geliyordu mutlu mutlu bağrışmalar “pas at pas at “diye haykırmalar tüm mahalleyi sarmıştı.

BİRKAÇ AY SONRA

Anne ve babalar çocuklara hep tablet, telefonla meşgul oldukları için çok sinirlendiler ve teknolojik aletleri yasakladılar. Bu yasaklama çocukları çok sinirlendirmiş ve evlerde huzursuzluk oluşturmuştu.

VE AYLAR AYLAR SONRA

Çocuklar  her gün aynı şeyleri yapmaktan teklonolojik aletlerin yasaklanmasından sıkılmış ve okulların tekrar açılması için müdüre tüm okul tek tek mesaj atmıştı. Ve  bir süre sonra okullar açıldı herkes çok mutluydu. Okulun ilk günü müdürümüz bizlere bir konuşma yaptı ve okulun önemini hepimiz anladık.

 


 
 

©2022, Dergi Mudita, her hakkı saklıdır.

bottom of page