Dedektif Ceylin
- Meryem Alademir
- 27 Eyl 2025
- 2 dakikada okunur
Yazar: Meryem Alademir (9 yaşında)
Editör: Feyza Yılmaz (12 yaşında)
Merhaba Arkadaşlar,
Ben Dedektif Ceylin. Çok önemli bir görevim var. Bizim Recep Amca’nın motoru çalınmış. Yani bir dedektiflik işi beni bekliyor.
Yardımcımla konuşuyorum;
-Ben Bakkal Remzi’den şüpheleniyorum. Kesin o yapmıştır, geçenlerde de motor almak istiyordu, dedim.
(çıt çıt… çekirdek sesi)
-Aynen ya kesin o yapmıştır.
(çıt çıt çıtır püh...)
-Geçenlerde de öyle planları olduğunu söylüyordu.
(çıt çıt çıtırt)
-Kesinlikle o yapmıştır.

‘’Dedektif Ceyliiiiin!!!’’
-Off!!! Yine beni çağırıyorlar gitmem lazım Lara. Sonra konuşmamıza devam ederiz.
-Tamam.
Recep Amca’nın garajında yeni ayak izleri bulmuş bizim bürodakiler. Araştırma için beni görevlendirdiler. Tabii ki zaman kaybetmeden araştırmaya başladım. Eee, yıllarımı verdim ben dedektifliğe.
Her yere el ilanı bıraktık. Köydeki herkesi muhtarlığa çağırıp, özel dedektif hamuruna ayaklarıyla basmalarını istiyoruz. Herkes gelip bastı. En son bütün ayak izlerini karşılaştırdık. Birbirine ve garajdakine çok benzeyen iki ayak izi bulduk. Ayak izlerinin sahiplerini soruşturmaya aldı polis. Bu arada Recep Amca’nın motoru hakikaten güzeldi. Yani ben olsam ben de çalmak isterdim. Ama merak etmeyin ben almadım. Hem ben de ayağımı bastım, o ayak izi benimki değil ki! Ama o iki kişiden biri Bakkal Remzi!!! Yani -yardımcımla konuşurken- yürüttüğüm tahminlerim doğru çıktı:) Sıkı bir dedektif olmak için yapmanız gereken şeylerden biri de budur zaten. Tahmin et, doğru çıksın!!! Sloganım bu!
‘’Dedektif Ceyliiiin!’’
Bu sefer sinirli bir seslenme, hayrolsun inşallah.
-Efendim?
Kapıyı açtıktan sonra içeri polis müdürü girdi.
-Sen işten mi kaytarıyorsun?
-Hayır tabii ki efendim, sadece günlük yazıyordum.
-Hmm... Güzel, ben de yazarım.
-Öyle mi efendim?
-Evet. Ver bakayım ne yazıyorsun?
-Ama efendim günlükler özeldir, olmaz.
-E iyi tamam. Ama işten kaytarma sakın!!! Daha çözmemiz gereken bir gizem var!
-Tabii efendim.
Polis müdürü odadan çıktı. Polisle iş birliği yaptığımızdan beri kendisi daha çok çalışıyor. Ama tabii Dedektiflik Bürosundaki herkes de canla başla hırsızı arıyor. Bu arada bulduğumuz iki kişi suçlarını inkâr ediyor. Bence kesin Bakkal Remzi aldı. Bakkal Remzi’nin olduğu soruşturma odasında aynı bu diyalog gerçekleşmiş. Nereden mi biliyorum? Bizim köyün dedikoducu elinden çekirdek düşmeyen Sennur söyledi.
-Remzi Bey Amca ayak izleriniz garajdaki izlerle aynı?
-Ne anlatmak istiyorsun polis bey oğlum?
-Yani demek istiyorum ki bu işle bir ilginiz olabilir mi?
-Bu yaşımda beni hırsızlıkla suçlamaktan utanmıyor musun polis bey oğlum?
-E yani tabi...
-Ne yani tabi? 50 yaşında adamım ben, kimin moto bilmem nesini ne diye çalayım be?
-Bey amca durun duru...
-Durmayacağım açın şu kapıları!!!
-E özür dileriz bey amc...
-Yok özür dileriz bey amca falan! Açın şu kapıyı yoksa yersin kafana bastonu haa...
-Tabi tabi, hemen.
Kapıyı açmışlar...
Yine Bakkal Remzi’nin tansiyonu fırlamış anlaşılan.
‘’Viyu viyu viyu’’
Siren sesleri mi? Eyvah, suçlu olduğum anlaşıldı!!!
Motoru ben çalmıştııım!!!


