top of page

Evliya Çelebi ve Beypazarı

  • Sude Nazlı Erdoğan
  • 3 Mar
  • 2 dakikada okunur

Yazar: Sude Nazlı Erdoğan (12 yaşında)

Çizer: Rabia Betül Koçyiğit (11 yaşında) Editör: Salih Doygun (13 yaşında)


— Allah razı olsun hancıbaşı, ben biraz dinlenmeye çıkıyorum, yarına atımı hazırlayın yola çıkacağım.

—Sizden de razı olsun beyim, ben sizin atınızı seyisimize yarına hazırlatayım, Allah rahatlık versin.

Ayaklarımı uzattım, elime notlarımı aldım, yorucu bir gündü benim için. Sabah kahvaltımı etmiş, Mısır Çarşısı’na varmam öğleyi bulmuştu. Ben vardığımda dükkanlar açılalı çok olmuştu. Ben de gezmeye başladım, kalaycılara da girdim, kuyumculara da, kuruyemişçilere de. Gezmemi bitirdikten sonra biraz yakınlarda dolaştım, sonra da hana geri döndüm. Şimdi de notlarımı defterime yazacağım. Hem de hazırlanacağım. Yarın Ankara’ya doğru yola çıkacağım. 5-6 gün sürecekti yolculuğum.

Bakın aklıma ne geldi ben size kendimi tanıtmadım. Benim adım Evliya Çelebi. Benim babam sarayda çalışıyor. Ben bu nedenle İstanbul’un çoğu yerini tanıdıklarla, ailemle gezdim. Ha niye geziyorsun diye soruyorsanız benim küçüklüğümden beri gezme-görme, merakım var. Ben bu nedenle hem bir sürü yeri gezmek istiyorum hem de bu gezdiğim gördüğüm yerleri bir kitapta birleştirmek istiyorum. Neyse benim artık dinlenmem lazım.

7 GÜN SONRA

Artık Beypazarı’ndayım. Beypazarı Ankara’nın kuzeybatısında kalan bir ilçe. Bu ilçe İpek Yolu’nun da üzerinden geçtiği bir yer. Güzel, büyük konakları var. Hem zengin hem de diğer yerleşim yerlerine göre eğitimsel olarak daha iyi bir konumda. Buranın farklı hikayeleri de var anlatılan. Mesela buranın lezzetli mi lezzetli insanın ağzını tatlandıran nefis yaprak sarmaları var. Onun hikayesini size anlatayım.

Beypazarı’ndaki düğünlerin birine bir amca katılmış. Bu düğünlerde de çoğunlukla etli güveç, ayran, cevizli baklava, düğün çorbası ve nohut yemeği ikram edilirmiş. Bu amca da yemiş yemeğini, içmiş ayranını, takmış çeyreğini. Sonra da atlamış atına İstanbul’a gitmek için. Ama adamın aklında başka bir şey varmış. O güzelim yaprak sarmasının suyuna banmak. Adam da Ankara’nın bir başka ilçesi Ayaş’tan geri dönmüş o yaprak sarmasının suyuna banmış. Beypazarlılar da derler ki ‘Buranın dolması o kadar güzeldir ki dolmanın suyuna banmak için Ayaş’tan bile dönerler.’

Bu güzel ilçenin tek lezzeti de yaprak sarma değildir. Höşmerim ve 80 ayrı kattan yapılmış baklavası da çok meşhurdur.Buranın insanı da çok misafirperverdir. Size diyeceğim odur ki bu nadide ilçeyi herkesin gezmesini tavsiye ederim. 


 
 

©2022, Dergi Mudita, her hakkı saklıdır.

bottom of page