Rukh Diyarı
- Furkan Barı
- 25 Eyl 2025
- 2 dakikada okunur
Yazar: Furkan Barı (10 yaşında)
Editör: Zeynep Neva Yıldız (11 yaşında)

Eski zamanlarda Rukh adında bir diyar ve bu diyarda her insanoğlunun bir ejderhası vardı. Ejderhalar ile insanlar uzun zamandan beri mutlu mesut yaşıyorlardı. Ta ki geçen haftaya kadar… Çünkü Kral Cevenes vefat etti. Onun yerine kral, Ütök olmuştu.
Ama yeni Kral Ütök bütün ejderhaları askerleri tarafından toplattırıyordu. Ona verilen ejderhaları Düşyutan Hapishanesi’ne atıyordu. Çünkü ejderhalar insanlara yaptıkları kötülükleri söylüyor ve insanları iyiliğe çağırıyordu. Kral Ütök ise halkına kötülük yapmalarını söylüyordu. Bu yüzden insanlar ondan çekiniyorlardı.
Bu sırada Rukh Diyarı’nın Ati şehrinde askerler, gördükleri ejderhaları el koyuyorlardı ve kafeslere kilitliyorlardı. Daha sonra da at arabalarına koyup Düşyutan Hapishanesi’ne götürüyorlardı. Askerlerden ikisi İskender’e dönüp:
-Hey, ufaklık! Hemen o küçük dostunu bize ver.
Ve daha sonra Zaman’ı yakalamak için hareket ettiler. İskender ve Zaman yeni icadının formülünü kaçıranları yakalamaya çalışan bilim insanı gibi koşmaya başladılar. Ama askerler arayı gittikçe kapatıyorlardı. En sonunda İskender, ejderhası Zaman’a atladı ve uçmaya başladılar. Askerler arkalarından öfkeyle bağırmaya başladılar. Zaman İskender’e dönerek:
-Nereye gidiyoruz?
-Karşımıza ilk gelen şehre gidelim.
-Gittiğimiz şehirlerde de insanları bizleri askerlere vermemelerini anlatmalıyız.
İskender ve Zaman gittikleri şehirlerde megafon ile bağırıyorlardı. Bir İskender alıyordu megafonu eline bir Zaman:
-Ejderhalarınızı ölüme terk etmeyin!!
-Kral Ütök’ün oyununa gelmeyin!!!
-Gelin bize katılın!
Kimi insanlar korkuyor, İskender ve Zaman’a Kral Ütök’ün onları cezalandıracağını söylüyor, kimileri de onlara katılıyordu.
İskender ve Zaman dolaştıkları şehirlerde ejderhalarını vermemek için direnenleri de yanına alıyorlardı. Ama çoğu kişi onlara karşı çıkıyordu. Yine İskender ve Zaman’ın dolaştığı şehirlerden birinde onlara katılanlardan bir ejderha telaşlı bir sesle:
-Kral Ütök büyük bir ordu hazırladı. Çok kızdı. Sizleri yakalayıp Düşyutan Hapishanesi’ne hapsedecekmiş.
Hemen o gece büyük bir toplantı yaptılar. Toplantı sonucunda çarpışma için hazırlanıp Başlangıç Dağ’ı ile Bitiş Dağ’ı arasındaki Sonsuzluk Ova’sında Kral Ütök’ü ve ordusunu bekleme kararı alırlar.
Onlar bekleye dursun Kral Ütök ona karşı çıkan kişilerin Sonsuzluk Ova’sında olduğunu duymuş ve oraya doğru ordusuyla birlikte yola çıkmıştı.
İki ordu sonunda karşılaştılar ve savaşmaya başladılar. Kılıç şakırtıları ve ejderhaların kanat çırpışları üç gün, üç gece aralıksız duyuldu. Sonunda savaş bitti. Kral Ütök’ün ordusundan geriye kalan askerler kaçışmaya başladılar.
İyilerden geriye ise İskender, Zaman, bir avuç insan ve ejderha kaldı.
Eğer yolun Rukh Diyarı’na düşerse, Ati şehrinin Kalemkutu Mahallesi’ndeki Acayip Sokak’ta kırmızı, iki katlı bir köşk göreceksin. Oraya gidip hikayemizi bir de İskender’in ağzından dinleyebilirsin. Belki Zaman da orada olur ve seninle birlikte bir tur uçmayı kabul eder.
(Not: Perşembe günleri 12.00 – 14.00 saatleri arasında Suludüdük Spor’un maçını izlemeye gider.)


