top of page
ÇOCUKLAR YAZIYOR, ÇOCUKLAR ÇİZİYOR, ÇOCUKLAR EDİTÖRLÜĞÜNÜ YAPIYOR, ÇOCUKLAR FARKLI DİLLERE ÇEVİRİYOR.


Sayılar Ülkesi
Yazar: Ali Osman Köksal (9 yaşında) Editör: Öykü Cenebağı (9 yaşında) Çizer: Şevval Koçoğlu (11 yaşında) Bulutların üstünde, kimsenin görmediği bir yerlerde, uçan, esrarengiz bir ülke vardı. Sayılar Ülkesi. Bu ülkede binalar sayı şeklinde inşa edilmişti. Araçlar uçan sayı balonlarıydı. Ülkenin yöneticisi Bilge On, halkının isteklerine önem veren biriydi. Her zaman odasında oturmazdı. Kılık değiştirip çarşı pazar dolaşırdı ve insanların konuştuklarını dinlerdi. Bu gezintileri
Ali Osman Köksal


Elektriksiz Yaşam
Yazar: Hafsa Kaç Editör: Asel Sözer Çizer: Elif Sena Uzun (9 yaşında) Merhaba ben Ceyda, 19 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Edebiyat fakültesinde okuyorum ve gelecekte yazar olmayı istiyorum. Anne ve babamla Edirne de yaşıyorum. Bugünkü dersim bitti ve eve vardığımda akşam olmuştu. Televizyonu açmak istedim fakat açma tuşuna basınca açılmadığını fark ettim. Fişleri kontrol ettiğimde ise takılı olduğunu fark ettim. Hemen babama bu durumun nedenini sordum. Elektrik trafos
Hafsa Kaç


Geçen Seneki Olay
Yazar: Ayşenur Serbest (10 yaşında) Editör: Mustafa Asım Acar (13 yaşında) Çizer: Fatma Zehra Demirci (12 yaşında) Merhaba, ben Esma. Türkiye de yaşıyorum. Size bugün geçen yıl yaşadığımız olayı anlatacağım. Geçen yıl ön plana, acayip berbat bir moda tarzı çıkmıştı. Bununla birlikte tarz bir dans ve harika bir yemek çıkmıştı. Bunların adları sırası ile gargaramsı [yeni çıkmış krop, şort ikilisi], rap dansı, hello [ yeni çıkmış makarna üstünde suşi]. Harika dediğime bakmayın,
Ayşenur Serbest


Bir İstanbul Hikâyesi
Yazar: Sude Nazlı Erdoğan (12 yaşında) Editör: Hatice Kübra Ayçiçek (13 yaşında) Çizer: Betül Arık (12 yaşında) Allah'ın selamı üzerinize olsun sevgili arkadaşlarım ben Ali, nasılsınız ? Ben sarayda çalışan bir aşçıbaşıyım biraz tombul ve kısa boyluyum. Benim görevim askerimize de padişahımıza da ,padişahımızın ailesine de lezzetli yemekler yapmak. Sene 1442. Eğer döşeğimin altına sakladığım defterimi bulup okuyorsanız benim neden bunları kaleme aldığımı düşünüyor olabilirsi
Sude Nazlı Erdoğan


Gölge Ülkesinde Cesur Kız
Yazar: Nesibe Yelken (9 yaşında) Editör: Mustafa Asım Acar (13 yaşında) Çizer: Hatice Beraat Yıldız (10 yaşında) Bir pazartesi günü, gölgeler ülkesinde, her zamanki gibi karanlık kötü bir gün geçiriliyordu. Bulutların bile canı sıkkındı, gri gri geziyorlardı. Herkes somurtmuş selam sabah kalmamış, kimseler teşekkür etmez olmuştu. Aslında, 200 yıl önce gölgeler ülkesinin adı gökkuşağı ülkesiydi. Bulutlar pamuk gibi gökyüzü mavi, insanlar keyifli, neşeli gülümsemek normaldi. S
Nesibe Yelken


Yazarların İlhamı Nerede?
Yazar: Nilgün Aydemir (11 yaşında) Editör: Salih Doygun (13 yaşında) Bir gün Dünyadaki bütün yazarlar bir ülkeye misafir olarak çağrılıyor. Bu ülkede hiç yazar yoktu. Çünkü bu ülkenin adı kitapsevmez ülkesiydi. Bu yüzden oradaki yazarlar ya mesleklerini kaybedip normal bir işe girdiler ya da mesleklerini kaybetmemek için başka ülkelere göç ettiler. Ama çoğu kişi birinci söylediğimi yaptı. İkinci söylediğimi ise en fazla on kişi yapmıştır. Bütün yazarlar kitapsevmez ülkesine g
Nilgün Aydemir


Yazar Olma Yolunda Beş Altın Adım
Yazar: Ayşe Zehra Ulamış (9 yaşında) Hey, merhaba! Yazar olmak istiyorsan doğru adrestesin. Çünkü bugün sana yazar olma yolunda ilerlemen için harika tüyolar vereceğim. Eğer iki saniye içinde, sihirli bir değnek değmiş gibi muhteşem hikayeler yazabileceğini sanıyorsan yanılıyorsun. Böyle düşünüyorsan bu metni okumayı bırakmanı tavsiye ederim. Yok eğer devam edeyim diyorsan, haydi başlayalım. Birinci Adım: Kitaplara sarıl! Arkadaşım, sarıl derken yanlış anlama. Bunu söylerken
Ayşe Zehra Ulamış


Vazonun Gizemi
Yazar: Hüseyin Tolu (9 yaşında) Editör: Feyza Yılmaz Merhaba ben Kemal, biz beş kardeşiz ve bizimle yaşayan öksüz ve yetim üç tane de kuzenimiz var. Sekiz çocuk ve iki ebeveyn, zor iş... Geçen gün işi daha da zorlaştıran bir olay oldu. Annemin çok sevdiği vazosu kırıldı. Cam da kırıktı, demek ki bunu yapan dışarıdan saldırmıştı. Peki bunu kim yapardı? En büyük kardeş ben olduğum için annem benden olayları araştırmamı istedi. Ben de kabul ettim. Vazo hafta sonu saat 11.00 civa
Hüseyin Tolu


Tozlu Tavan Arasında
Yazar: Ayşe Zehra Ulamış (9 yaşında) Tavan arasında attığım her adım yerdeki tozları havaya kaldırıyordu. Işık, tek pencereden ince bir ip gibi sızıyordu. Zemindeki ahşap döşemeler adım attıkça gırç gırç diye sesler çıkarıyordu. Etrafta tanıdık bir koku vardı, toz ve kitap karışımı gibi. Bu harikaydı. Burası ya eski eşyalarla doluydu ya da bir kitap cennetiydi. Hızla tavan arasını arşınlamaya başladım. Önce hızlı adımlarla her şeye göz gezdirdim incecik ışığın izin verdiği ka
Ayşe Zehra Ulamış


Sosyologların Gazabı
Yazar: Tuna Aydın (9 yaşında) Editör: Fatma Zehra Demirci (12 yaşında) Ülkedeki bütün sosyologlar ağız birliği ile insanları fiziksel aktivitelerden arındırmaya karar vermişlerdi. Zamandan tasarruf etmek gerektiğini söylüyor, geliştirdikleri teknoloji ve sistemlerle çok daha konforlu ve verimli bir hayat vaat ettiklerini anlatan bildiriler yayınlıyorlardı. İnsanlar da hem bu rahatlık ve konfordan memnun, hem de bunu bir iyilik sanıyorlardı. Ama halktan Tuna adında yakışıklı v
Tuna Aydın


Reform
Yazar: Sude Nazlı Erdoğan (12 yaşında) Editör: Asel Sözer Ben bir rahibim. Adım Andreas. Rahip Andreas. Hani o kocaman büyük siyah top sakallı, kel, zayıf, uzun boylu rahip. Yıl 1517. Almanya’da yaşıyorum. Hani bundan bilmem kaç yıl sonra belki de tarih kitaplarına yazacakları bir olayları ben de insanlar öğrensin diye bu defteri yazıyorum. Her şey bir sabah kilisenin duvarına 95 tane madde asılmasıyla başladı diye biliyor herkes. Ama her şey o zaman başlamamıştı. Ben de öyle
Sude Nazlı Erdoğan


Mustafa Kemal Olmak Lazım
Yazar: Sude Nazlı Erdoğan (12 yaşında) Editör: Lina Birinci (10 yaşında) Bunu benim bir öğrencim olarak tanıdığım ama sonrasında biz Türklerin büyük önderi olacak Mustafa Kemal’in çocukluğunun bir bölümünü öğrenmek isteyenlerin okuması için yazıyorum. Ben Yüzbaşı Üsküplü Mustafa Sabri. Hani o Mustafa Kemal’in ona Kemal adını veren matematik öğretmeni. 25 yaşındaydım. Yıl 1893. Sınıfa girdim. Herkesten isimlerini bir bir söylemelerini
Sude Nazlı Erdoğan


Kayıp Seslerin Altında
Yazar: Beyza Altuntaş (11 yaşında) Editör: Zeynep Ebrar Koç (11 yaşında) Kimse önce neyin eksildiğini fark etmemişti. Bir sabah uyandık ve şehir, sanki içine çekilmiş boş bir kabuk gibiydi. Kuşlar kanat çırpıyor ama ötmüyor, arabalar ilerliyor ama motorlar susuyordu. Konuşmaya çalışan insanların dudakları kıpırdıyor fakat ses havada dağılmadan yok oluyordu. Çok geçmeden öğrendik: “Frekans Kesici” denen cihaz, tüm ses titreşimlerini yok etmişti. Güya huzur için… ama aslında s
Beyza Altuntaş


Gülümsemek Bulaşıcıdır
Yazar: Beren Boztaş (9 yaşında) Editör: Sude Nazlı Erdoğan (12 yaşında) Emine teyze gözünü bahçesine dikmiş, bahçesinde oynayan çocukları izlerken hayatını düşünüyordu. Niçin yalnızdı? Emine teyze uzun yıllardan beri Taze Kasabada ki taş evde otururdu. Aydın’dan ilk geldiğinde evinin dev gibi bahçesine sardunyalar, hanımelleri, laleler, güller, menekşeler, papatyalar, zambaklar, lavantalar ve sümbüller dikerdi. Fakat birkaç yıldır romatizması sebebiyle hiçbirini yapamıyordu.
Beren Boztaş


Ejderhalı Köyde Ejderha Yok
Yazar: Mert Dağdaş Editör: Dilara Çamur (14 yaşında) Çizer: Elif Kavak (10 yaşında) Gezegenlerden birinde, kırk beş bin yılında çok gelişmiş ejderhalı köy adında yemyeşil, mis kokulu, yüksek binalar olan bir köy vardı. Bu köyde kızıl renkte kaslı alev ejderhalar yaşardı. Ejderhalar bir alet edevat kutusu gibiydiler. Çünkü her işe yarıyorlardı. Ejderhalar ulaşım, enerji ve evcil hayvan olarak kullanılıyordu. Ama bu köyde bir sorun vardı. Ejderhaların mamaları on bin para c
Mert Dağdaş


Anahtar Hâlâ Bende
Yazar: Beyza Altuntaş (11 yaşında) Ben o gece orada değildim. Bunu en baştan söylemem gerekiyor. İnsanlar genelde yanlış yerden başlar, ben doğrusu varken neden yalan söyleyeyim? Zaten polis de aynı şeyi sordu. “O sırada neredeydin, Bora?” "Evdeydim," dedim. Kitap okuyordum. Sakin bir geceydi. Salonun lambası loştu. Sarı ışık duvara vuruyor, gölgeler eşyaları olduğundan uzun gösteriyordu. Kanepeye oturmuş, sayfaları ağır ağır çeviriyordum. Kâğıdın o kuru sesi hâlâ kulağımda.
Beyza Altuntaş


Wenn Die Mathematik Nicht Mehr Existieren Würd
Autor: Sevdegül Ceylan Übersetzer: Nesibe Yılkın (10 jahre alt) Illustrator: Sabiha Ceren Karaçor (11 jahre alt) Was würde passieren, wenn die Mathematik nicht mehr existieren würde? Natürlich passiert so etwas nicht, sagst du dir bestimmt, aber es ist passiert. An dem Morgen bin ich aufgewacht. Ich bin sofort runter gegangen. Wir haben gefrühstückt. Ich bin zur Schule gegangen. Alles schien sehr normal. Meine Freundin Sena war heute nicht in der Schule. Unsere Lehrerin kam i
Sevdegül Ceylan


A Printed Work
Author: Translator: Mehmet Akif Acar (16 years old) Illustrator: Betül Kızıler (10 years old) A press piece Hello, I am Mia. I was born in Germany, and I live there. At that time, books were fewer. Knowledge was like a treasure, rare to find. My master Gutenberg was searching for a solution. One day, I saw metal letters on the desk when I went to the workshop. They were aligned next to each other; they looked like they were little soldiers. I asked curiously: - Master G
Bilinmiyor


Somewhere Between Sky and Earth
Author: Ayşe Zehra Ulamış ( 9 years old) Translator: Nefise Karaduman (12 years old) Illustrator: Sümeyye Erva Tozlu (13 years old) Tikory tickory tack… Zrrrrrr! Mira sat up in his bed with the ringing alarm bell. A cold drop of sweat was trinkling down her forehead. She saw the same nightmare again. The nightmare of the day colors stopped coloring. “Even the day I'm entering age of 10?” She said to herself. It was impossible to forget that day. It was six years ago. The ni
Ayşe Zehra Ulamış


My Challenging Adventure
Author : Rahmet Sevdenur Bilir (13 years old) Translator : Meldanur Bilir (18 years old) Illustrator: Zeynep Bera Tozlu (13 years old) On a rainy morning, I woke up to the sound of raindrops hitting my window. I paused for a moment; something was missing. Were these my feelings? I was only thinking negatively, I couldn’t think positively at all. I immediately went downstairs to my mother. “Mom, I don’t have any feelings,” I said. She laughed and replied, “What do you mean, Sw
Nefise Sığırcıoğlu
bottom of page